Home / Yazarlar / Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut (page 6)

Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

Sevgili…

Bir Sevgili’ye rastladım, Günü geceye evirdi, Baş başa kalalım diye… Sonra gündüze çevirdi, Koşup, çabalayım diye…   Bir Sevgili’ye rastladım, Susuzluğumda su verdi, Kanası içeyim diye… Açlığımda ekmek verdi, Doyup, doyurayım diye…   Bir Sevgili’ye rastladım, Hikmetli bir “Kitap” verdi, Okuyup, anlayım diye… Kılavuz, Rehber gönderdi, İzinden gideyim diye…   …

Read More »

Muhatabına Mektup

Ey insafsız haris, hatimsiz dua, Tutar mı hiç Müslüman’a beddua… Kefensiz ölüymüş, ölüsüz mezar, Başı dua imiş, sonu intizar…   Azaldı teveccüh, hep azar azar, Davacı olacak Tuna (!) ve Hazar (!)… İpliğin pazara çıktığı pazar, Kim derse ki isabettir bu, nazar (!), İnsan kuyusunu kendisi kazar… Tarih unutmaz hiç, …

Read More »

“TÜRK BAHARI…”

Kıymetli Okuyucularım, Haysiyetsiz, şerefsiz, şahsiyetsiz, münafık, zalim, hain, alçak bir güruh kendi milletine mermi sıkacak, kendi polisini katledecek, kendi meclisini bombalayacak kadar ihanet içerisinde 15 temmuz 2016 akşamındaki menfur cinayetleri ve alçakça darbe girişimini gerçekleştirmişlerdir. Bu soysuzlar, bu kanı bozuk cibilliyetsizler, bu kıblesi Kabe’ye değil de Vatikan’a ya da İsrail’e …

Read More »

Ramazana Veda…

Yine geçti ramazan, Binbir naz, binbir eda… Sonu hüzün ve hazan, Yine ayrılık, veda…   Yüreklerden yükseldi, Arşa ahlarla seda… Dualar coşkun seldi, Canlar uğruna feda…   Kavurdu içimizi, Canlarımız, şüheda… Kuşat Mehmet’imizi Ey Hüda…   Boynu bükük kuzular Yetim kaldı geride, Gözü yaşlı analar, Acı her bir hanede…   …

Read More »

Bir Rüya…

Sınırsız bir mekânda, zifiri bir karanlık, Etrafımda sadece, bir kaç eş, dost, tanıdık, Yakınlarda bir yerde yekpare nurdan sütun, Uzanıyor sonsuza, kapı hafif aralık…   Diyorlar ki “Birazdan bu kapı kapanacak” “Geri sayım başladı, tek kurtuluş bu ancak…” Seslendim çaresizce “Haydi! Gelin çabucak” Lâkin, dünya telâşı sarmıştı köşe, bucak…   …

Read More »

Yağmur ve Yakarış

Sırılsıklam, yağmurda, Dolaştım aylak, aylak, Ayakkabılar delik, Ortalık çamur, çaylak…   Üstüm, başım perişan, Ne makam, ne de nişan… Belki budur yakışan, Kalmadı şöhretle şan…   İlk beliren tümsekte, Tökezledim ve düştüm, Kimse durmaz yüksekte, Yerdeydim, üşümüştüm…   Yaratılış misali, Hemhâl oldum çamurla… Aslımla kucaklaştım, Adem’in makamında…   Görüşmek üzre …

Read More »

Bir Deri Bir Kemik, Belki Daha Az…

Neredeyse yok denecek, küçücük bir bedenden, Sanki kemik yığınından, son bir nefes yükseldi… Kara kıta Afrika’nın, kapkara gecesinden, Su mu dedi, Hû mu dedi, kimseler bilemedi…   Siyah bir nur parıldadı, incelmiş bir deride, Sekiz yaşında Fatıma, sekiz kez gülemeden, Sekiz kiloyu bulmayan yük bıraktı geride, Bedensiz bir can ayrıldı, …

Read More »

Hesaplaşma-2

Sahiplenmediğim gözyaşlarıyla, Ağlayabilmek isterdim, Islatabilmek şu arsız yanaklarımı, Sahte gülüşlere veda ederek…   İğreti kelimelerin edebi cümlelerini, Silmek isterdim geriye doğru, Taa kendimi henüz bildiğim, Masum yıllara kadar…   Gene kandırıyorum kendimi biliyorum, Masum, mahcup ayaklarıyla, Vazgeçmek istiyor gibi Ruhsuz tavırlardan, Uzaklaşamadan, kaçarcasına…   Aslında en deli bir zamanımda Yırtıp …

Read More »

Hesaplaşma-1

Şu içinde bocalayıp durduğum, Zamanı eritip içmek isterdim, Ve yeni zamanlara; En güzel gülüşleri savurmak…   Bakmasını mı bilemedim yoksa? Ayak uyduramadığım bu garip hayata, Alışamadım mı sadece bilmem, Ruhumdan uzak yaşantılara…   Kanamadan, doyamadan kulluğa, Biçmek isterdim kefenimi, Kendi ellerimle dikmek, Giyeceğim son elbiseyi gülümseyerek…   İşte yine hayallerde …

Read More »

Watch Dragon ball super