Home / Yazarlar / Balbalkanlarda Gezi (2)

Balbalkanlarda Gezi (2)

(Komünizm, Liberalizm, Dinler ve Barış)

 

15.7.2018 günü akşama doğru Makedonya’nın başşehri Üsküp’e girdik, bir otele yerleştik. Sabah erkenden kalktım, Üsküp’ün geniş ve uzun bir caddesi ile arkasındaki birkaç sokağı gezdim. Eski Yugoslavya’nın Cadde ve sokaklarında gördüklerim dikkatimi çekti. Eskiden yapılmış bu cadde ve sokakların asfaltları yamasız, kaldırım ve parke taşları sağlam, hiç bozulmamışlar. Cadde boylarında park edilmiş bir tek otomobil yok, sokaklardaki otomobiller genişçe hazırlanmış kaldırımlarda. Cadde ve sokaklar temiz, inşaat kalıntıları, çöp vb bir şey yok.

Önceden komünist sistemle yönetilen Yugoslavya, Arnavutluk gibi ülkelerin anayollarında, şehir ve köylerdeki evlerin önlerinde bile sözünü ettiğim temizlik, tertip ve düzen var. Rusya, Çin gibi ülkeleri görmedim ama Balkanlar’da yaşamış olan komünizm insanları iyi eğitmiş. Eski Yugoslavya’nın bir şehrinden geçerken Tito dönemindeki komünist yönetimin yaptırdığı büyük kepçe, greyder ve makineleri gördüm. Şimdi bile, bizdeki büyük ithal makineleri yıllar önce Yugoslavya kendisi üretmiş. Tito döneminin Yugoslavya’sı Hindistan demiryollarının yüzde doksanını yapmış.

Bunları çöküp giden bir sistemi (komünizm) övmek için yazmıyorum. Olanı olduğu gibi anlatıyorum. Bize yıllarca komünizmin kötülüğü anlatıldı. Bir sabah gezip gördüğüm o cadde ve sokaklarla yaşadığım Konya’daki cadde ve sokakları karşılaştırıyorum da insanlığımız, kendi uygarlığımız ve İslam adına üzülüyorum. Kimliğimizin, sistemimizin, inanç ve kültürümüzün adı ne olursa olsun, tembel, yetersiz ve ilkesiz isek kıymetimiz olmaz.

Arnavutluk, Yugoslavya, Bulgaristan gibi eskiden komünizmle yönetilen ülkelerin dağları tarlaları, evlerinin önleri yemyeşil. Evlerinin önünde araba park ettikleri 5-6 metrekarelik yerler bile öyle. Doğayı iyi korumuşlar, lükse kaçmamışlar, en eski çatıları bile hiç deforme olmamış. Boş gezen insanları pek görmedim ama eski çalışma ve üretme alışkanlıkları yerini tüketici ve yozlaşmış topluma dönüşüyor gibi. Günümüzde Amerikan sömürgeciliği bazı Ortadoğu ve Afrika ülkelerini parçalıyorsa, dün Balkanlardaki ulus ve toprakları da öyle parçaladı. ABD yeni kurulmakta olan büyük alış-veriş merkezleriyle, eğlence mekanlarıyla  Balkanlar’ı yutuyor.

Başta Amerika olmak üzere tüm Batı sömürgecileri komünizmin yıkılışından sonra şimdi de dinleri tetikleyerek insanları birbirine düşman etmeye, inanç ve zenginlikleri sömürmeye başladılar. Her yerde, eski kiliselerden ayrı olarak yeni ve büyük kiliseler yapılıyor. Bu normal olmayan bir davranıştır. Emperyalistler din-mezhep savaşlarını yeniden başlatarak Balkanlar’daki devletleri ve suçsuz ulusları iyiden iyiye kontrolleri altına almak, sonra savaştırmak, sonra da onların zenginliklerini sömürmek istiyorlar. ABD’nin eski Yeşil Kuşak projesi şimdi başka bir yöntemle Balkanları sarıyor. Batılılar Balkan ülkelerine, milenyum anısı adıyla çok sayıda kilise yaptırmışlar, haç diktirmişler.  Bunun en tipik örneğini Üsküp’teki Vodno Dağı’nın tepesine dikilen 66 metrelik haçta gördüm. Üsküp’teki bu haç Müslümanları tetiklemiş, onlar da, o haçın yanına, o haçtan daha uzun bir minare yapmaya başlamışlar. Bu yarış Balkanlar’daki insanları güldürmez, ağlatır.

Zaten Balkanlar’daki etnik ve dini yapılar geçmişte ayaklanmalara, çarpışmalara neden olmuştu. O gerginlik ve düşmanlıkların kalıntıları eli silahlı, bombalı, kılıçlı heykellerle dipdiri yaşamaktadır. Balkanlar’daki eski tarihi mabetler yapılan yeni mabetlerle (Kilise ve Camiler) Balkanlar’daki halkları birbirine düşürebilecek kadar tetikleyicidirler. Balkanlar patlamaya hazır bir bomba gibi. Yeni kutsal ittifakların oluşmaması, Haçlı Seferleri’nin yeniden yapılmaması için günümüzün tüm devlet adamları, sivil toplum kuruluşları, tüm dinlerin din adamları ellerinden gelen çabayı göstermeliler, savaş ruhunu çiğnemeliler.

         Hangi din ve felsefi inançtan olursak olalım hepimiz yer kürenin insanlarıyız. Hepimiz üstümüzdeki gök kubbenin şemsiyesi altındayız. Hepimizi tek güneş aydınlatıyor. Herkesi aynı Tanrı yarattı.

 

 

Devamı var.

 

 

Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Yastık Altına Mı Kaldık?

Erdoğan 24 Haziran 2018 seçimlerinde, “24 Haziran’da bu kardeşinize yetkiyi verin; döviz mi, faiz mi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super