Home / Yazarlar / Köpek Parası

Köpek Parası

Konya Büyükşehir Belediyesi bir süredir sahipsiz köpekleri topluyor, bu köpekleri Bozkır ilçemizin köylerinden isteyen yurttaşlarımıza para ile baktırıyor. Belediye bunun için köpek başına aylık 100 (yüz) TL ve bir köpeğin ayda yiyebileceği gıdayı veriyor, köylüler de beslemek istedikleri köpek sayısı kadar para ve gıdayı alıyor, hayatlarını sürdürüyorlar.

İlk bakışta bu uygulamaya: “İyi bir düşünce. Hem köpekler düşünülmüş, hem ihtiyaç sahipleri” dersiniz. Olayın üzerinde biraz düşününce bu KÖPEK PARASININ yanlış bir düşünce olduğunu, insan onurunu hırpaladığını, AKP zihniyetinin insanlarımızı yozlaştırdığını, tembelleştirdiğini ve fakirleştirdiğini anlarsınız.

Konuyu kavramaya çalışalım. Köpek canlı bir hayvandır ve bizi kim yaratmış ise köpeği de O yaratıcı yaratmıştır. İnsanları, hayvanları ve bitkileri ile evren/acun bir bütündür; her birisinin bir diğerine ihtiyacı vardır, güzel ve mutlu bir hayat yaşamak için evrende insan da olacak, köpek de olacak, gıda maddeleri de olacak. Bu bakımdan:

Bizim köpekleri sevmemiz, köpeklere bakmamız, köpeklerle birlikte yaşamamız tabii/doğal bir sonuçtur. Bu yüzden ilahi dinlerde yaratılanlarla barışık olmamız isteniyor. Hz. Muhammed kötü yola düşmüş bir kadının susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeği kuyudan çıkardığı suyla sulayıp kurtardığı için cennetlik olduğunu söyler.

Hadis kitaplarında köpekleri aşağılayan bir çok hadis (?) var. Bugüne kadar biz asılsız olan bu rivayetlerin etkisiyle köpeklere olumsuz baktık, onlara acılar çektirdik, vahşice öldürdük. Bu konuda Batılıların bizden daha bilinçli olduklarını söyleyebiliriz. Bu sıkıntı Diyanet’ten kaynaklanıyor. Diyanet yanlışları anlatmalı, bize  hoş yaratılanları hoş görmeyi öğretmelidir.

Dikkat ederseniz belediye sahipsiz köpeklerin yaşatılması işini parayla çözmeye çalışıyor. Canlıların yaşatılması çıkar ilişkileriyle değil de sevdirme/sevgi yoluyla sağlanırsa daha güzel olur. Öyleyse Belediye köpek ve diğer hayvanları sevdirici projeler geliştirip uygulamalıdır.

Belediyenin parayla köpek besletme projesini Bozkır gibi dağlık yörelerde uyguluyor. Neden Bozkır gibi yöreler? Akla gelen bu soru çok kötü… Bozkırlıları Bozkır’da köpek besleme parası ile yaşamaya çalışacağınıza, Bozkır’a fabrikalar açın, Bozkırlılar alın terleriyle beslensinler, üretici olsunlar, bu daha insani bir yol olur.

Bizde aşırı derecede gıda israfı var. Bu israfın ağırlığı şehir merkezleridir. Köy-dağ adamları çok israfçı olmazlar. Belediye israf edilen gıdalarla köpeklerin doyurulmasını planlarsa, bunu şehirdeki israfla sağlasa; ekonomiye ayrı bir katkı sağlamış, hayvan sevgisini şehir halkını da kazandırmış olur.

Bugün Türkiye’nin köylerindeki tarlalar, bahçeler ekilmez oldu. Üzüm bağlarımız kurudu. Buna karşın dışarıdan tahıl, saman, meyve-sebze ithal ediyoruz, paramız dışarıya gidiyor. Belediye-ve tabii AKP hükümeti-üretimi artırıcı, tüketimi dengeleyici politikalar üretirse, köylüye ve çiftçiye köpek parası yerine fidan, tohum, ilaç verirse, daha doğru olur.

AKP iktidara geldikten birkaç yıl sonra, AB sevdası adına, domuz etini “kasaplık et” kıyma haline getirdi, üreticiye domuz başı 50 (elli) dolar domuz desteği verdi. Aynı AKP köylümüzün geçim kaynağı olan kıl keçisinin dağlarda yayılmasını yasakladı. Zaman geçti, kıl keçisine karşı olan yasağı hafifletti. AKP domuz başına verdiği desteği Bozkır’ın dağlarındaki kıl keçilerine de verseydi, Bozkırlılar alın terleriyle, helal gıdayla yaşasalar fena mı olurdu? AKP dindar (!) ya…

Köylerimizde az da olsa davar-sığır var. Belediyenin köylülere verdiği köpekler davar-sığır köpeği değil; melezdirler. Bu melez köpeklerin davar ve sığırlarımıza faydası olmaz. Belediye bu bakımı illa ki köylüye yükleyecekse, melez köpeklerin sayısını azaltma, kurt (bekçi) köpeklerinin sayısını artırma yönüne gidebilir, bir taşla iki kuş vurur.

“Çobanın gönlü olsa tekeden süt sağar” diye bir atasözümüz var. Yetir ki gönül istesin; her yönetici Türkiye’de halkına çalışması için iş alanı açar, iş verir. Örneğin Bozkır’da: Her yer  kayalık. Yerel ve merkezi yönetimler Bozkır’a kireç ocaklarının açılmasına öncülük etseler, Bozkırlılar kendi yurtlarında iş bulurlar. Bozkır’ın insanları çalışkan ve becerikliler. Osmanlı döneminde Bozkır ve yöresi ordunun barut ihtiyacını karşılıyormuş. Bozkır’ın havası ve taşı-toprağı buna elverişli olduğu için barut sanayi Bozkır’da yeniden canlandırılabilir. Bozkır’ın insanı hüner sahibidir, istediğini yapabilir. Bozkır’da silah sanayimizin bir bölümü açılsa; hem Bozkırlı geçimini sağlamış olur ve hem de savunma sanayimize hizmet eder. Bozkır’ın dağları ve yaylaları genelde ormansız, çıplak. Yöneticiler Bozkır ve tabii diğer yerlerde bir ağaçlandırma seferberliği başlatsalar, hızla ve çok sayıda fidanlıklar kurulsa, ürettiğimiz fidanları insanlarımız dağlara, yaylalara dikseler, yurdumuz yeşerse, kereste ve odun ihraç eder olsak, el emeğimizle geçinir olsak, nasıl olur?..

Konya Büyükşehir Belediyesi’nde bunları düşünemeyecek adam yok mu? Elbette vardır. Peki belediye neden bunları düşünmez? Aklıma, AKP zihniyetinin seçmenleri yoksullaştırarak; onları gıda, kömür, köpek paralarıyla avlamak gibi bir ince hesap yapmış olabileceği geliyor. AKP’nin şimdiye kadar izlediği politikayı gözlerinizin önüne getirirseniz, bana hak verirsiniz.

AKP politikaları şimdiye kadar halkımızı yoksullaştırdı, tembelleştirdi, dilenci yaptı, onursuz, köleleşmiş bir kesim oluşturdu. Benim çocukluğumda Bozkır’ın erkeği, kadını ve hatta asker eşleri ve dul kadınlar bile yardım almazlar, alın terleriyle geçinirlerdi. Bozkır’ın bu asil insanları 10-15 yıldır devlet kapısında kuyruğa girmeye, el açmaya alıştı.

Bugün Bozkır’ın bazı insanları KÖPEK PARASIYLA yaşamaya başladılar. “Bozkırlıyım” diye övünen bu hemşerilerimden şimdi şu asil tutumu bekliyorum:

Belediyenin köpeklerini bir sandığa koyup kargo ile Konya Büyükşehir Belediyesine göndersinler, sandığın içine yazdıkları yazıda: “Ben köpek parasıyla yaşayacak kadar onurumu kaybetmedim. Ben hayvanlara bakacaksam Allah rızası için bakarım. Bana köpek parası değil iş ver, atölye ve fabrikalar aç. Çalışayım, başım dik olsun” desinler.

Yiğitlik laf ile olmaz, haydin görelim.

 

01.08.2018

Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Yastık Altına Mı Kaldık?

Erdoğan 24 Haziran 2018 seçimlerinde, “24 Haziran’da bu kardeşinize yetkiyi verin; döviz mi, faiz mi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super