Home / Kültür-Sanat / Konya Olayları İsyan Değil, Vakıadır
????????????????????????????????????

Konya Olayları İsyan Değil, Vakıadır

Konya Aydınlar Ocağı’nda Konya Olayları’nın perde arkasını anlatan eski sendikacı Ahmet Polat, “Yakalanan 50 sanıktan 22’si beraat ederken, 28 sanık 5-6 ay arası hapis ile 500’er lira para cezası verildi. Konya olayları isyan değil, bir vakıadır” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Selçuklu Salı Sohbetleri’nde, 1968’de meydana gelen Konya Olayları gündeme geldi. Olaylara şahit olan ve yaşayan eski sendikacılardan Ahmet Polat, “Mitingden bir gün önce 23 Temmuz günü olayların çıkması, çeşitli saldırıların olması Konya için çok büyük bir şans. Ertesi gün miting gününe geçilmiş olsaydı eğer daha önce hazırlanmış olan anayasa ve zincirlerle birlikte provokatörlerin de devreye girmesiyle Konya gençliği birbirine girecekti. Taksim olayı gibi bir hadise olabilirdi” dedi.

Konya Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sohbette,Konya Olaylarının perde arkasını anlatan Ahmet Polat, daha önce, 1968’de Dünya’da ve Türkiye’de meydana gelen olaylardan örnekler verdikten sonra şunları dile getirdi: Konya’da varlıklı insanlara ait 250 tane lüks arabaların lastikleri bir gecede kesiliyor. Yeni Konya gazetesi Altın Gitar Müzik Yarışması düzenliyor. Ortaöğretim yönetmeliğinin değiştirilmesi üzerine Konya Lisesi’nden başlamak üzere öğrenciler boykot yapıp eyleme geçiyor ve okul okul dolaşıyorlar. Mücadele Birliği eylem düzenliyor şehrin muhtelif yerlerine afiş asıyorlar. Belediye afişleri kaldırıyor. Mücadele Birliği Konya Belediyesi’ni bu yüzden mahkemeye verip 1 kuruşluk tazminat davası açıyor. Mücadele Birliği davayı kazanıyor. Türkiye’de ise üniversiteler kaynıyor. Konya’da Vedat Demirci ölüyor. Cenazesini Taşkent’ten gelen 3 bin kişi kaldırıyor.

23 Temmuz günü çaresiz ve endişeli olan topluluk, “partiye, partiye (işçi Partisi (İP)” komutu üzerine harekete geçip saldırgan bir topluluk haline geliyor. Aralarındaki belirli insanlar sayesinde oluyor bu iş. Bir grup İşçi Partisi’nde ne var ne yok boşaltırken bir başka grup da Ali Kurt’un bürosunu basıyor. Burada organize bir yönlendirme söz konusu. Ertesi gün daha önceden hazırlıklı oldukları anlaşılan provokatörler ve görevliler değnek ve zincirlerle mitingi basacaklar. Buradaki olaylarda ne yapılması gerektiğini ayarlayan insanlar başkaları, provokatörler veya görevliler. İnşaat işleriyle uğraşan Ali Kurt büroda yok. Dışarıdan Muharrem Mermer adında bir öğretmen geliyor. Ne karıştırıyorsunuz demeye kalmadan onu yakalıyorlar, merdivenden aşağıya atıyorlar. Hadisede en ağır yaralanan da o öğretmen. İşçi Partisi’nden sonra şehre geliyorlar Kırmızı Kütüphane, Güngör Kitabevi, Devrim Kitabevi ile Bomanti Lokantasına gidiyorlar. Lokantanın sahibi Osman satırı çekiyor, dükkânın önüne çıkıyor ve millet gidiyor.

Gençlerin Torans baskını daayrı bir şey. Konya Lions Kulübü başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı ile Konya Müftüsü Tahir Büyükkörükçü, Yeni Konya gazetesinde yazdıkları yazılarda birbirleriyle karşılıklı atışıyorlar. Lions Kulübü hikâyesinden dolayı onlarda ayrı bir gerginlik yaratıyor. 1968 senesinin dünyadaki global kafa karışıklığının gereğini herkes farkına vararak ya da varmayarak yapıyor. Bu yerler tahrip edildikten sonra Konya’da üç Cumhuriyet Savcısı var. Birisi Hamza Turgut, diğeri Doğan Öz, öbürü de Fikret Doğu. Davanın görüldüğü mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesi. Asliye Ceza Mahkemesinin Hakimi İsmail Güven. İsmail Güven ise CHP’den 11. Dönem Niğde Milletvekili. Bu arada Asım Sözbir’in helvacı dükkânı gece saldırıya uğruyor ve camları kırılıyor. Aynı anda Orhan Özer’in babasının dükkânı da yakılıyor. Yâni bir sağdan bir soldan yapılıyor. Provokasyonlar devam ediyor. İnsanlar Konya’da birbirine girsinler diye. İllâ Konya’da bir şey olacak, olmalı! Konyalı İçişleri Bakanı (Faruk Sükan), açıkçası Konya’da hadise çıkarmaya çalışıyor. O zamanki lakabı Zehir Hafiye. Adam ben 20 adam gönderdim, diyor. Ayrıca, “Nefesimiz Komünistlerin ensesinde” diyor. Ondan sonra da bakan şoförü komünist çıkıyor.”

Konya Olaylarından dolayı dönemin Başbakanı Demirel’in “Hürriyetten bunalananlar var” diye beyanat verdiğini, gazetelerin ise; “Konya gençliği galeyana geldi”, “Şehirde dün gece tahripler oldu”, “Genelev basıldı” şeklinde manşet attıklarını belirten Polat, yakalanan ve yargılanan, dört saat süren karar duruşmasından sonra50 sanıktan 22’sinin beraat ettiğini, 28 sanığın da 5-6 ay arası hapis ile 500’er lira para cezası verildiğini söyledi. Cezaların daha sonra 647 Sayılı Kanuna göre paraya çevrildiğini ifade etti.

 

Türkiye’de Haber

About admin

Check Also

Anayurttan Atayurda Gönül Köprüsü Kuruldu

Konya’dan Kafkaslar’a giden 37 kişilik kafile,  “Anayurttan Atayurda Gönül Köprüsü” kurdu. Konya Aydınlar Ocağı’nda konuşan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super