Home / Yazarlar / Lütfullah Kaleli / Ölmüş……………….

Ölmüş……………….

Eski savunma bakanı yol ortasında öldürülmüş. Anlaşılan o ki, Türkiye’de insanlar hesaplar eskise de kapanmıyor, belki de birileri, eski hesapları yeniden işleme koyup gereğini yapıyor, küçük manşetler atıp olayı geçiştirmemek gerek. Olay çok yönlü incelemeye alınmalı. Bu ölüm gelecekte şimdiki şanlı kimselerin sokak ortasında köpek gibi vurulacaklarının habercisi olabilir.

Uzun süreden beri Yunanistan’a dikkat çekiyor ve yetkilileri uyarıyordum. Yunanistan benim tezlerimi doğruladı. O Yunanlılar ki; İsevist haydutların celladıdır. Tıpkı Ermeniler gibi. Soykırım yapmak vahşette sınır tanımamak onların genlerinde var. Yüz yılda değişen hiçbir şey yok.

Haçlıların genlerinde de en küçük, bir dönüşüm yok, Papazların gözetiminde orta çağ vahşetlerini icra etmek için çırpınıp duruyorlar. Onlar kan kokusu almış vahşilerdir. Türkün kanını içebilecekleri günlerin hasretiyle yanıp tutuşuyorlar. Cellatlarının baltasını bileylemekle meşguller.

Yunanistan veya Ermenistan’ı tek başlarına düşünmek ve gaflete batmak yanlışların en büyüğü olacaktır. Orta vadede Tüm Avrupalıların ve ABD’nin ortak baskınlarıyla karşılaşmak işten bile değildir. En az on yıl sürebilecek bir savaşa şimdiden hazırlanmak icap eder. Savunma sanayimiz ve ekonomimiz böylesine bir savaşı idame ettirecek güce hızla getirilmelidir.

Dilek ve temennilerle, düşmana karşı konulamıyor, Ana muhalefetin, dilek ve temennilerin dışında da yapması gerekenler olduğunu hatırlatmak vatandaşlık görevidir. AB. raporuna imza etmenin bedeli ağır olur, Kasabın bıçağını yalamaya benzer, işin içinde ihanet yoksa, aptallığın tarihe geçecek örneğini veriyorlar. Adamlar adeta yukarıda yazdıklarımı teyit ediyorlar, onları anlayacak zekaya siyasetçilerimiz sahip olmalıdır.

Trump, bizim papaz Pastör’e sahip çıkıp hezeyanlar sergiledi. Irak ve Suriye işin cambaza bak kısmı, böylesine önemli ve yetenekli birisini on yıllarca Türkiye’de tutmak ve gezdirmek bazı hazırlıkların göstergesi olmalı. Onlar vaktine hazırlanıyorlar, bir çeşit esrikliğin (sarhoşluğun) içinde yüzüyorlar. Bizler öylesine hazırlanmalıyız ki, ayılmaları kıyametlerine olmalıdır.

Efsane istihbaratçılarımızdan olan Mehmet Akif Ersoy’un uyarılarını hatırlatmadan edemeyeceğim. “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez- yürekler tolu vurdukça onu top sindiremez- korkma- deriler rengarenk- vahşetler denk. İnanış sonuç belirleyicidir- KENDİNİ BİLMEK- Hesabını bilmek-konumunu bilmek zaferin olmazsa olmazlarındandır. Fakr-u zaruret insanı esarete götürür.

Kişiler- teşkilatlar- devletler; ne oldum ve ne olmak durumundayım hesabının içinde olmalı, asla yan gelip yatmanın –rehavete kapılmanın eyyamcılığın hesabını yapmamalıdır. Böylesine bir durum tarihin tozlu sayfaları arasında yitmeye sebep teşkil eder.

Devlet, kritik görev yapan kişilere-siyasilere göre; iki tipte hazırlanmış mukayeseli harp ve siyasi tarih kitaplarını hazırlamalı, önsözünü çok ciddi bir özenle yapılmalı ve başucu kitabı olarak vermelidir. Periyodik olarak brifingler düzenlemeli,  kitabın güncellemesi devamlı hale getirmelidir.

Ülkemizde siyasetçilerin söz ve davranışları böylesine bir zaafın oluştuğunun göstergesidir.

Büyük güne hazırlanan şanlı şahlanışın ortamını hazırlayan- içimizdekileri etkisizleştirmek üzere hareket eden sabırlı-akıllı kahraman vatan evlatlarımızı Görklü Tanrının sınırsız şefkatine ve gücüne emanet ediyorum vesselam.

 

Lütfullah Kaleli

About admin

Check Also

Acı Reçeteyi Kim İçecek?

Soru, “Türkiye neden ekonomik olarak dar boğaza girdi?” Cevap: Sn. Erdoğan üretime yönelik yatırımlar yerine …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super