Home / Yazarlar / Mehmet Şimşek / Kadınlarımız 59. Bölüm

Kadınlarımız 59. Bölüm

Değerli, okurlarım. Kadınlarımız, isimli yazı dizisinin; 59. Bölümünü, anlatacağım. Konuyu, anlatmaya kaldığımız yerden başlıyorum.

Sefalet, durumuna düşen kadınlar, şurada, burada sürüneceklerine: Mürüvvet Medine Hanımlar, tarafından kurulacak bir; Cemiyet-i İktisadiye’nin, yardımlarıyla küçük tacirler meydana getirilmesi; Bu, gibi kadınların yetimlerine bir destegâh-ı ticaret: Kalmış, zengin dul vasi yelerin: İlkeli, ellerine bırakılacağı işinin bizzat başında bulunmasına; Vesaire, akıl ve kifayeti müsellemi:  İffetperver, hanımların arzu edecekleri emri ticarette; Serbest, bırakılmasına izin hükümetçe müsaade edilmelidir.

Hazreti Hadi cet-Ül Kübra isimindeki kadın bir tacire idi. Ey, vicdanına kifayet-i akıl ve irfanına mutmain: Olduğumuz, munsit biraderimiz bizleri ruhlarına varıncaya kadar; Hırpalanmış, Müslüman kadınların henüz ciddi bir iddiada bulunmadıkları: Halde, fazla sersemleştirmeyiniz. Bu, haksızlıklarınız büyük bir günahtır. Mağdur, hemşirelerimiz de sizin gibi talim ve tahsile; Sizin, gibi idrake muktedirler bütün hayatınız boyunca: Şefkat, Muhabbet, Nevaziş ve hizmetlerine müfte kir olduğunuz; Valide, Zevce, Hemşire, Kerimelerinizi bi gayrı hakkın bundan fazla üzüp yormayınız. Vatan ve Millet ne kadar Hikmet-i, ne kadar cansiperane de bulunursanız bulunun: Son, zamanlarda kadınların makhuriyetleri esnasındaki tavrı-ı lakaydinizden;  Mütevellit, muahezatı tarih-i islamın feci bir yerinde atiyi yumun nazar-ı tayibiyle: Okuyamamasına, mümkün değil bir çare bulamayacaksınız.

Kadınlar Hayat Haklarını İstemektedir:

Umudun, bir başka bahara kalmasına razı; Olmayan, kadınlar Hayat haklarını istemektedir. Yüz, yıllardır ekonomik, toplumsal, kültürel, dinsel ve siyasal: Değerlerle, baskılanan kadınların kararlılığını; Ruhsan Nevvare Hanım, şu satırlarla ifade etmiştir. Evet, o kadar çok şey isteyeceğiz. İlerlememizi, o kadar ciddi bir dirençle arayacağız ki! Görüp, işitenler bizdeki istek ve hevese hayret edebilecekleri gibi: Hiçbir, işe şimdiye kadar horlanarak, aşağılanarak; Yaşadığımıza, Şaşacaklar Müslüman kadınlardaki sağlam yürek ve bilgiye: Sabır ve ağırbaşlılığa özellikle söz dinlerliğe bayılacaklardır. Kadın, erkek birçoklarının sandığı gibi hiçbir işe yaramaz; Beceriksiz, olmadığımızı göstereceğiz. Bunu, yaparken ulusal geleneğimizi ve dinimizin gereklerini gözden uzak tutmayacağız. Bizim, akıl, sezgi ve mantıklı yargılamalarla çok işe yarayacağımızı ortaya koyacağız. Bütün, kalbimizle başlamasını istediğimiz bizi mutluluğa götürecek ilerleme: Adımlarının, şimdiye kadar atılmaması nedeninin; Araçlarımızın, kılavuzumuzun yokluğuna dayandığını belirleyeceğiz. Sonra, beklediklerimizi, öğrendiklerimizi, başkalarına aktararak: Onların, da yararlanmalarını sağlayacağız. Özgürlük, coşkusuyla hayat haklarını arayan; Osmanlı, öncü kadınları kurumsallaşmış rol dağılımına karşı çıkarken: Yeni, düzenin kurucularını uyarmakta ve yönlendirmeye çalışmaktadır.

Seniha Hikmet, Derd-i İçtihâd başlıklı yazısında şöyle seslenmektedir. Elimize, batan bir dikiş iğnesini yavaş, yavaş çıkardığımız vakit hoplayarak seviniyor muyuz? Yoksa bir tülbentle sararak bıraktığı izle kan yerini tedavi mi etmeye bakıyoruz? Şüphesiz, ikincisi (2.) değil mi? Bu, konu bir yerimize bir kaza sonunda batıyor. Bütün, bedeni vucud-ı naz ende-i millet üzerinde ise amik ve katiyen; Her, biri bir muhakeme-i muzlime neticesi olarak saplanmış: Hançerler, cenbiyeler vardır. Bunlar, metin ve ihtiyatkâr ellerin tutuğu haklı ve namuskâr süngülerle çıkarıldı. Ölüm, tehlikesinden kurtarıldık. Fakat yaralıyız ayağa kalktık lakin nekahetteyiz. O, halde bir parmak bir parmak ucuna batan; İğneden, sonra yapılan o hareket-i mâkuleyi daha vasi: Daha, fevkalade bir mikyasla milletin yüreğine sokulan kamalardan; Sonrasına, daha ihtimam kar ve acul tatbik etmeliyiz. Bu, güne kadar yaralarımız doğru söyleyelim. Hiç, ama hiç sarılmamış mikroplara maruz kalmıştır. Bari şimdiden sonra adı hürriyet olan: Mâriz, alîl ve mecrûh bir evladımız dünyaya geldi. Silelim, bakalım sarıp sarmalayalım. İlletine, çareler, merhemler arayalım. Mademki evladımızdır, bizim canımız, Hem bütün canımızdır. Mademki, canımız gözbebeğimizdir. Bir, saniyelik rahatsızlığı için bin rahatsızlığımızı feda bir lahzacık; Tehlike, için bin elimizi üstüne önünde etrafında bulunduralım. Cümbüş, cenk, çagana hemşirelerim. O, daha çok sonra artık ciddiyet ve gayret lâzımdır. Şimdiden, sonra ne yapacağız? Bu, o kadar lâzımdır ki başımızı kaşımaya; Vakit, ulamadığımızı gördükçe çalışalım. Of, demeden çalışalım, dinlenmeden: Yorulmadan, gülerek metanetle çalışalım. Bakınız, dinleyiniz beni kısacık bir sözle diyelim ki! Hayır, böyle siyasi, içtimai, böyle muğlâk Polat meseli; Erkekler, değil kadınlar yapıyor. İnsan’ı, kadınlar insan eder. Harbi, kadınlar yapar, milleti kadınlar teşkil eder. Bekle, verilecek tafsilât-ı fikriye de müspet ve müdellel göreceksiniz ki! Hiçbir, şey zannolunan veya pek az şey olması kabul: Buyrulan, kadın her şey ve büyük şeydir.

Dönem, kadın toplantılarına ev sahipliği yapmakta; İrili, ufaklı kadın gurupları rejimden beklentilerini dile getiren: Toplantılar, düzenlemekte, çözümler üretmektedir. Kadınlar, toplantılarından birinde 12 Ağustos 1908 de; Göztepe de, Rıfat Hüsamettin Paşanın eşinin Başkanlığında gerçekleştireceklerdir.

Devam Edecek.

 

Mehmet ŞİMŞEK

   Art. Yazar.

About admin

Check Also

Tarihe Not Düşülen Kongre

İyi Parti, 01. Nisan 2018 Pazar günü Ankara’da Genel Kurul toplantısını (Kongresini) yaptı. Yaptıysa yaptı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super