Home / Yazarlar / Milli Birlik Hükümeti (2)

Milli Birlik Hükümeti (2)

Her canlının bir türü var. Canlılar türleriyle yaşarlar. Bu durum insanlar için de geçerlidir. Başlangıçta ilkel ve ilkesiz olan insanlar gelişmişler, uluslar oluşmuş. Uluslar millî değerlerini koruyarak, birleşerek yaşayıp güçlenirler. Bu husus ulusların siyâsî varlıkları açısından da böyledir.

Partilerin kadrolarındaki yetersizlikler, dünyanın konjonktürü bir partinin ülkeyi tek başına yönetmesini zorlaştırabilir. Türkiye’nin mevcut yöneticilerindeki negatif nitelikler ile dış etkenler Türkiye’nin tek partiyle değil, birden çok partiyle yönetilmesini (Milli Birlik Hükümetini)  zorunlu kılmaktadır. Her ne kadar AKP Genel Başkanı, “kimsenin aklına ihtiyâcım yok, iktidarı paylaşmam” dese de bugün Türkiye’de  bir MİLLÎ BİRLİK HÜKÜMETİ kaçınılmaz olmuştur. Öyleyse AKP seçmeni Erdoğan’ı millî birlik hükümetine ikna etmeliler. Bunu başaramazlarsa; AKP taraftarları ile muhâlefetin yönetici ve taraftarı bunu yapmalıdır, zor da olsa denenmelidir. Çünkü ateş Türkiye’nin bacasını sardı. Bacayla da kalmadı, ateş iş yerlerimizi, fabrikalarımızı, tarlalarımızı, okullarımızı, camilerimizi her yeri sardı. Böylesi bir ateşi ancak millî birlik söndürür.

Millî Birlik Hükümeti önerisi siyâsî partilerimizin ilke ve programlarını bırakma anlamına gelmez. Geçiş döneminde her parti kendinden biraz fedâkarlık edecektir ama Türk milletinin dirliğini, T.C.’nin bağımsızlığını koruyacaktır. Milli Birlik Hükümeti ile lehimize olan tüm düşünceler birleşeceğinden en güzel program ortaya çıkacak ve hayata geçecektir.

Bugün ülkemizde yıllardır muhâlefette olan partiler var. Bunlardan bir ikisi kısa dönem koalisyon ortağı oldu, bir kısmı hiç olmadı. Her partinin programında Türkiye için iyi olan ayrı düşünce vardır ama parti iktidar olamadığı için yararlı olamamıştır. Bu güzel düşünceler millî birlik hükümetiyle uygulamaya konur. Tek başına iktidar olan bir partinin programında Türkiye için zararlı olan hususlar da olabilir ve bu zararlar o partinin tek başına olan iktidarında önlenemez ama millî birlik hükümetiyle önlenebilir. Yani millî birlik hükümeti çok yönlü yararlar sağlar.

A partisinin güzel bir programı var ama kadroları tembel; bu yüzden iktidar olamıyor. B partisi de öyle ama kadrolarının davranışları buna engel. C partisinin program ve mazisi nefis ama yalpalıyor. D partisinin de programı güzel fakat başındaki kişide hayır yok… Bu nedenlerle partilerimiz ve Türkiye patinaj yapıyor. Patinajlarda bize düşen görev, arabayı ileriye itelemektir. Yine olmuyorsa yapılacak iş, şoförü direksiyondan indirmek, oraya bir başkasını oturtmaktır. Türkiye’de bu uygulama yok. Çünkü altı asırlık saltanat kültürü bizi hep susturdu, itaatkâr yaptı. Öyleyse tavır değiştireceğiz; “ya becer, ya çekil” diyeceğiz.

Millî Birlik Hükümetleri’nin şu artıları da olur: Bencilliği kaldırır, aldanmayı önler, gerginlikler kalkar, demokrasi, Cumhuriyet, çağdaşlık gibi Türkiye’nin olmazsa olmazları hayata geçer, Cumhuriyet’imizi tehdit eden siyâsî ve ideolojik tehlikeler kalkar.

T.C.’nin birliğe en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde AKP ve MHP yöneticilerinin millî birlik yerine cephe oluşturmaları millî birliğimizi bozuyor. Bu iki partinin yaptığı bölücülüktür, cepheleşmedir. Geçmişteki M.C. hükümetlerinin Türkiye’ye yarar yerine zarar verdiklerini biliyoruz. Bu yüzden AKP ve MHP’li seçmenlerimiz cepheleşmeye alet olmamalılar. AKP ve MHP başkanları sağduyulu davranmazlarsa, bu partilerin seçmenleri sağduyulu davranmalıdır.

 

 Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Dikkat!

AKP’li savaştan yana olanlar seçimi kaybedince savaşmak için ERDOĞAN’IN emrini bekliyor. Fakat ERDOĞAN kaybedersek millet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super