Home / Yazarlar / Bu Kafa Bizi Yakar

Bu Kafa Bizi Yakar

Türkiye’nin konumu bizi hep savaştırıyor. Başka çaremiz yok; hem bedel ödeyeceğiz, hem yaşayacağız. Ancak sürekli savaş kader olamaz. Akıllı davranıp başımıza birikimli ve bilge kişileri getirirsek, savaşsız da yaşarız. 1922’den 1950’ye kadar geçen sürede olduğu gibi.

Menderes yüzünden Kore’ye asker gönderdik. Binlerce yaralı, yüzlerce şehit verdik. 60’lı-70’li yılların politikacıları yüzünden “sağcı-solcu” olduk, birbirimizi öldürdük. Evrenli, Özallı, Demirelli, Çillerli, Yılmazlı yıllarda PKK büyüdü, Türkiye’yi “Küçük Amerika” yaptık.

ABD merkezli projeler Erbakan ve Ecevit hükümetlerini yıktı. ABD Ortadoğu ülkelerini dağıtmak için AKP’nin önünü açtı, Tayip Erdoğan’ı yanına çekti, Büyük Ortadoğu Projesi’ni uygulamaya koydu. Irak, Tunus, Libya, Mısır gibi ülkelerin yıkılması bu projenin sonucudur.

Sıra Türkiye ve Suriye’ye gelmişti. FETO ve PKK, Erdoğan ve çevresinin politikalarıyla iki büyük tehlike olarak karşımıza çıktı. Ülkemizin ve iktidarının uçuruma gittiğini gören Erdoğan bu iki düşman savaş açtı. Bu savaşlarda FETO ve PKK’nın yanında olamazdık, Erdoğan’a kızıp oruç bozamazdık. Erdoğan’ı (esasta Türkiye’yi) desteklemek bizim için vatan borcudur.

Erdoğan’ın yaptığı ve hala sürdürdüğü üçüncü büyük bir hata daha var; Suriye politikası. Bu yazı, Erdoğan’ın yanlış Suriye politikasına dikkatleri çekmek için yazılmıştır. Erdoğan Suriye’nin iç işlerine karışıyor, Beşar Esat rejimini devirmek istiyor. Tüm uyarılara rağmen bu hatasını hala anlamış değil. Israrla ve inatla komşu bir devlet ve halka kafayı takmış, dikenli bir yolda yürüyor.

Suriye için doğru politika:

Şu yıllarda Erdoğan kafayı Suriye yönetimine taktı. Suriye Amerika’nın bölüp sömürmek istediği bir ülkedir. Bugün Türkiye Amerika ile nasıl savaş yapıyorsa, aynı savaşı Suriye yönetimi de yapıyor. Biz Amerika’ya karşı Suriye ile aynı saftayız. Amerika, Suriye-Türkiye-Irak’tan koparacağı toprak parçaları üzerinde bir KÜRDİSTAN kurmak istiyor. Kürdistan kurulursa, İsrail rahatlayacak, İslâm dünyasının kalbine bir hançer sokulacak. Suriye ABD-PKK ile uğraşırken bir de Türkiye ile uğraşırsa çöker. Suriye’nin çökmesi Türkiye’nin aleyhinedir.

Komşularımızla barışık olmak Türkiye’nin yararınadır. Görünen köy kılavuz istemez, Amerika’nın Suriye’den sonraki hedefi İran’dır, Türkiye’dir. Zaten Amerika Türkiye’ye hem içten, hem dıştan vuruyor. Halkların yöneticilerini seçme, rejimlerini belirleme hakkı var. Erdoğan yıllardır Suriye rejimini eleştiriyor, Suriye yöneticilerinin mezhebinden söz ediyor. Suriye’nin rejimi, Beşar Esat’ın kimliği bizi ilgilendirmez; Herkes hesabını halkına ve Yaratıcısına versin.

Suriye devleti koskoca Amerika ile savaşırken Erdoğan: “ÖSO’yu muhatap alıyoruz. ÖSO ile birlikte hareket ediyoruz. Savaş bitince sahiplerini Afrin’e yerleştireceğiz” diyor. Afrin Suriye’nin mi, ÖSO’nun mu? Afrin Suriye devletinin. Kimin toprağını kime veriyorsunuz? Bu tutum Suriye’yi Suriye toprakları içinde sırtından vurmaktır. Beşar Esat “Diyarbakır’a sâhiplerini yerleştireceğim” dese ne yaparsınız? Devletler hukukunda, insanlığın vicdanında böyle bir mantık yok. Bu mantıkla siz, Suriye’deki vatan hainlerini, asker kaçaklarını, radikal dincileri güçlendirmiş, şımartmış, terörize etmiş  oluyorsunuz.

Böyle devlet aklı olmaz. Erdoğan ve çevresi Suriye konusundaki bu yanlış politikasını hemen bırakmalıdır. Bu politika düzeltilmezse, faturası FETO ve PKK faturalarından daha ağır olur. Türkiye’nin bugünkü Suriye politikası bir Amerikan politikasıdır. Bu Amerikan politikası ile sırf Erdoğan ve çevresi kaybetmez, Tüm Türk milleti kaybeder. Türkiye’nin bir kişinin politikasına kurban edilemez. Bir çobanın sürüsünü güdecek kadar becerisi, bir sultanın ulusunu yönetecek kadar zekâsı olmalıdır.

İslâm’dan söz edenlere bir hatırlatmada bulunayım. Hz. Muhammed Mekke’yi aldığında geniş çaplı bir af çıkarmış, tüm düşmanlarının kalbini kazanmıştı. Esat suçsuz değildir, hataları vardır. Şimdi buna takılıp kalmanın yararı yok. Sonra hata yapan sırf Beşar Esat değil, biz de hata yaptık. Geçen yıllarda Suriye politikamız yüzünden yüzlerce Suriyeli öldü, binlercesi evsiz yurtsuz kaldı. Zaman kinleşme zamanı değildir; hoş görme ve birleşme zamanıdır.

 

Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Traktör Var Ama Toprak Kalmadı

Sohbet sıklaştı. Söz köylünün durumuna geldi. Önce bir “ahhhhh!” çekti yanıkça. Sonra toplandı ve başladı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super