Saldırı

Ankara’da gazilerimize yapılan saldırıyı biraz kurcalayalım.O gaziler ki fedakarlık yapmışlar ülke savunmasına büyük katkı yaparak, ülkemin her noktasında herkesten daha çok güvenli olarak gezinme hakkına sahip saygı değer yurttaşlarımızdır.

Ankara’da yapılan saldırı, ülke savunmasına yapılmış ciddi bir saldırıdır. Vakayı adiye değildir. Yargı, saldırganların bir kısmını serbest bıraktı. Psikolojik yıkım etkisi çok büyük olacak olan böylesine bir saldırıyı sıradanlaştırmanın amacını iyi irdelemek gerek.

Bunca şehit ailelerinin ve gaziler ile gazi yakınlarının moralini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Acaba Mehmetçiğinde peşmerge gibi ardına bakmadan kaçmasını isteyenlerin ordumuzun hezimete uğramasını amaç edinenlerin ortak operasyonuna mı tanık oluyoruz.

Eğer böyle ise; siyasal iktidarın olayın üzerine gitmesi, araştırması varsa gizli bağlantıların ortaya çıkarılması şarttır. Aksi durumda sınırlarda korkusuzca bekleyecek düşman karşısında mertçe duracak insan bulmakta zorlanacağız.

Böylesine hain saldırıların ardı arkası kesilmez! Çünkü içimizdeki ve dışımızdaki düşmanların tatile çıkmaları düşünülemez. Ben Gazilerimize yapılan saldırıları açık düşman saldırısı olarak algılıyorum. Devletimin her alanında görev yapan seçilmiş ve atanmışların tarafını belli etme zamanı olduğunu düşünüyorum.

Şu çalkantılı ve belalı günlerde, Çin ile geliştirilen politikalara çok dikkat etmeli,  o Çin ki tarihte psikolojik savaşın temelini atandır. Tam 2500 önce ilk çalışmalarını yapmışlardı. Türk dünyasını darmadağın etmeleri onlar için zorunluluktur. Gerekli önlemleri şimdiden almakta yarar var.

Orta doğuda ise; yerinden oynatılan her çakılın Türkiye cumhuriyetiyle doğrudan ilintisi vardır. Lübnan ve Suudi Arabistan’da olanlar Türkiye’nin Katar hamlesine cevap olduğu aşikârdır. Türkiye İran ve Irak işbirliğini dengelemeye yönelik.

“Şaptan olur mu şeker……….” misali, SUUD ailesinin soya çekimi ispatlanmış oldu, aradan geçen yıllara rağmen. Sadece;   bize-dinlerine değil kendilerine bile ihanet edebilen genlerin taşıyıcıları, İbret almak gerek ki, orta doğuda tekrar aynı tuzağa tekrar düşmeyelim.

TRT haber spikeri, ”Suriyeli vatandaş” terimini kullandı. Resmi literatürümüzde böyle bir tanım yok, birilerimi söyletiyor bilemiyorum. Ben siyasal iktidarı defalarca uyardım, Suriyelileri kamplara geri gönderin, üretime orada kuracağınız tesislerde katkıda bulunsunlar diye! Dinleyen olmadı, isteseniz de istemeseniz de benim önerimi yüce Türk milleti size dayatacaktır. Konya’da yaşananlar bu dayatmanın ayak sesleridir. %70 oy aldığınız Konya size ilk mesajını verdi, sıra diğer şehirlere de gelecektir, yurt sathında yaygınlaşması muhtemel Suriyelilere saldırılar iktidarınızın sonunu getirecektir.

Bugünkü şartlarda; bunu en çok isteyen de AB ülkeleri, ABD ve diğer emperyalistler olacaktır. Hatta FETÖ bile dayanılmaz bir aşkla böylesine yaygın çatışma ortamını bekliyordur. Biraz yurtsever sözü dinleseniz kıyamet mi kopar.

Hem Konya’daki Suriyeli mülteciler; kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda Türkiye’yi değil İsrail’i tercih etmekte- Suriye’de İsrail’i görmekten mutlu olacaklarını ulu orta söylemektedirler, ayrıca devletin yaptığı yardımları istismar etmekte devleti dolandırmakta, birden fazla müracaatla sahtekârlık yapmaktadırlar.

Devletin sinir uçları Suriyelilere bakış açısını yeniden revize etmelidir. Yeni şartlara göre Suriye’deki birliklerimiz konuşlanmalı, yeni görev tanımlamalarına gidilmelidir.

Görklü Tanrının selamı, düşmana karşı ağzını değil gözünü açan vatan evlatlarının üzerine olsun vesselam.

 

 Lütfullah Kaleli

About admin

Check Also

Şiirlerden Bir Demet (Kısa Kısa)

“Özçekim” yapmadan duramaz olduk, “ÖZE” dönmeye fırsat bulamaz olduk… —— Alnı secde gören yetmez, Kalbi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super