Home / Yazarlar / Allah İnancımızdaki Bozukluklar (3)

Allah İnancımızdaki Bozukluklar (3)

(Allah Karşısında İnsan)

 

Allah inancımızı değerlendirirken, Allah ve insan olmak üzere iki ayrı varlıktan söz ettiğimizi hatırlayalım. 1-Allah, inanılan üstün varlık ve 2-İnsan, Allah gibi olmayan varlıklar. Allah hakkında bilgi sahibi olurken, insan hakkında da kısa bilgi sahibi olmakta yarar var.

“Zihnen ve yaratık olarak ilerlemiş” varlığa insan deniyor. Demek varlıkların insan sınıfına girmek için zihnin (aklın) ve türümüzün ilerlemiş olması gerekiyor. Nitekim insanoğlu akil ve beden olarak olgunlaşmıştır, olgunlaşıyor. Zihin ve beden ilkel kalırsa, insanoğlu fonksiyonunu icra edemez. Diğer bir husus ise, Yaratıcının insan hakkında ne dediği, insana nasıl baktığıdır.

Allah Kuran’da insan için şunları söylemektedir:

“Andolsun biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.” (Hicr: 54/26) Bir başka yerde: “O’dur ki sizi topraktan, sonra nutfe (sperm) den, sonra alaka (emriyo) dan yarattı. (Mümin: 60/67) Bildirildiğine göre Allah sonra bizi bir çiğnemlik ete, sonra o eti kemiklere çevirdi ve sonra kemiklere et giydirdi. (Müminün: 74/14) Allah yaratılışımızı tamamlarken bize göz-kulak verip biçimlendirdi (İnsan:90/2, Araf: 39/11), bize bir de ruh verdi. (Secde: 75/9) Sonra iki cinsten oluşan çifti (erkeği ve dişiyi) var etti. (Kıyâmet: 31/39)

Konumuz, insanın yaratılışı olmadığı için ilgili âyetlerden birer örnek alıp geçtik. Bu âyetlerin açılımlarını tefsir kitaplarından öğrenebiliriz. İnsanla ilgili bilimsel verilerin Kuran ile çelişip çelişmediği şeklindeki bir soru akla gelecek ilk sorudur. İfâde etmek gerekirse, Kuran’ın insanla ilgili teorileri, bugüne kadar bilimle çelişmemiştir, aksine uyuşmuştur. (1)

Allah insanı en güzel biçimde yaratmıştır (Tîn: 95/4) Organlarımızın yer ve işleyişleri çok güzeldir. Yaşama tutunabilmemiz için her şey yerli yerindedir. Azmin elinden kurtuluş yoktur. Dünya denilen gezeğende söz sahibi olan insandır. Çanlı-cansız bütün yaratıklar emrimizdedir. her şeyi kendimiz için kullanıyoruz. Evrenin “özü” ve söz keseni insandır. İnsanoğlu uygarlıkları yarattı, gezegenleri keşfediyor. Tıp bilimi insanın hastalanmaması ve ölmemesi için çareler arıyor, hastalanan bünyeyi iyileştirmeye çalışıyor. İnsanoğlu ölmek istemiyor. Ama bunda başarılı değil.

İnsanın gücü, icâdı ve kuvveti sınırlıdır; varıp bir yerde tıkanıyor. Bunu: “Yeter artık, olduğumuz yerde duralım” anlamında söylemiyorum. Ölünceye kadar çalışacağız. Ancak başlangıcımız kadar bitişimizin de olduğunu kabulleneceğiz. Allah-İnsan denklemini doğru kuracağız. Ne hiçleşeceğiz ve ne de Allahlaşmaya kalkacağız. Allah’a nasıl inanmak gerekirse öyle inanacağız. Allah’ın yarattıklarını ilahlaştırmayacağız.

Fransız cerrah ve fizyolog Dr. Alexis Carrel’ın (1873-1944) konumuzla ilgili şu tespit ve soruları düşündürücüdür:

“İskeletten, kasların ve uzuvların gelişmesi ile dimağ ve zekâ faaliyetinin gelişmesi arasında mevcut alâkaları bilmekten uzağız. Sinir sisteminin muvazenesini ve yorgunlukla hastalıklara mukavemetini neyin tâyin ve intaç ettiğinden de pek o kadar haberli değiliz. Ahlâk mefhumunun muhâkemeyi ve cesâreti artırmak usulünü de bilmiyoruz. Fikrî, ahlâkî ve mistik faaliyetlerin nisbî ehemmiyeti nedir? Estetik ve din duygusunun manâsı nedir? Telepatik teatilerden mesul olan enerjinin şekli nedir? Herkesin bahtsızlığını ve talihliliğini tayin eden bir takım bedenî ve dimağî unsurların mevcut olduğu şüphesizdir. Bizler saâdete liyâkati suni olarak temine muktedir değiliz. Medenî insanın son derece gelişmesine hangi muhitin daha müsait olduğunu henüz bilmiyoruz. Kendi bedenî ve ruhî teşekkülümüz hususunda mücâdeleyi, cehdi ve ıstırabı yok etmek mümkün müdür? Çağdaş medeniyette fertlerin dejenere olmasını nasıl önleriz? Bizi en çok alâkalandıran mevzular hakkında daha birçok sualler sorulabilir. Onlar da böyle cevapsız kalabilir.

Mevzuu insan olan bütün ilimlerce yapılmış gayretin kifâyetsiz kaldığı ve kendi hakkımızdaki bilgimizin pek noksan olduğu apaçık meydandadır.” (2)

(1)İnsanın yaratılışı, yapısı ve özellikleri ile ilgili âyet ve açıklamalar hakkında geniş bilgi edinmek için Prof. Dr. Süleyman Ateş’in KURAN ANSİKLOPEDİSİ, İnsan maddesine bakılabilir.

(2)Dr Alexis Carrel, İNSAN BU MEÇHUL s. 19, Arif Bolat Kitabevi İstanbul, 1965.

 

Devamı var

 

Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Şiirlerden Bir Demet (Kısa Kısa)

“Özçekim” yapmadan duramaz olduk, “ÖZE” dönmeye fırsat bulamaz olduk… —— Alnı secde gören yetmez, Kalbi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super