Home / Yazarlar / Lütfullah Kaleli / İhanet Mi?

İhanet Mi?

İhanet mi? O da nesi? Tuğrul Türkeş’in son davranışı ortalığı karıştırdı. 1980 öncesi Ülkücülerin zorlu mücadelesi sürerken, Tuğrul ne yapardı, nasıl yaşardı, dünya görüşü neydi!  Eski defterlere biraz bakmakta yarar var. Eski defterleri

Ancak şunu iyi bilirim ki, büyük adamların evlatları güdük oluyor, MHP genel başkanlığı yapan Tuğrul elindekine sahip olamadı, MHP nin başına Bahçeli geldi, MHP de dağılma süreci başladı, birçok şanlı ülkücü partiden zorla koparıldı, Bahçeli’ye il yönetimleri dayanmadı, bir çoğu görevden alındı, Ülkü ocaklarının içine edildi.

Ülkü ocakları muhtemel iç ayaklanmalara karşı ülkenin sigortasıydı. MHP güdükleştirildi. MHP nin iktidara gelme projesi iptal edildi, yeni nesil ülkücü yetiştirilmesine son verildi, kalanların yaş ortalaması atmışa dayandı. Yirmi yıl sonrasında şifa için bile ülkücü bulmak imkânsız hale gelecek.

Tuğrul’un üzerine yüklenmektense, teşkilatı bir arada tutmayan Bahçeli’ye yüklenmek ve MHP içindeki şebekeye dur demek daha yerinde olacaktır. Basında çıkan habelere baktığımda Seyyid berekeyi hatırladım. Emir Timur’a verdği cevap akıl sahipleri için bulunmaz niymetti. “Ulu caminin direkleri seninkiler yakmadıysa hala yerinde duruyor, ben o direkleri ağaç halinde iken de bilirim. Usta elinde keser ağaçla şekil verdi, çıkan yongaları o, bu götürdü, yongalardan eser kalmadı. Direkler e bak sen!” demişti.

Tuğrul yongadır, yongalardan akıl sahiplerine ne! Yongalar ateş yakmaya yarar, Tanrı korusun ülkemi ateşe vermek isteyenlere fırsat vermese bari, Tuğrul babasının mirasına sahip çıkmamıştır, inandığı bir davasının olduğunu da sanmıyorum. Öyle ise Tuğrul’u ihanetle suçlamak abesle iştigaldir.

Fıtratının gereğini yapmıştır. Kardeşinin de Tuğruldan bir farkı yoktur. Başbuğ’un Ülkücülere emri tartışılamaz. Açık ve nettir. Gereği neyse yapılmalıdır. MHP NİN İDEOLOJİSİNDEN KOPARILMASI İHANETİN ASLIDIR.

Terörizmle mücadeleye gelince; yeni genelkurmay başkanının açıklamaları dikkatle okunmalıdır, Türk devletinin sonunu getirmek için bir şeyler yapılacağa benzer, ancak o iş o kadar kolay değil. Genelkurmay başkanı terörist ilan edilen ve suçlanan orduyu aklamalı iadei itibar mücadelesi vermelidir. İşe yanlış yerden başladı.

ABD ordusundan liyakat madalyası alandan da bir başka davranış beklenemez! Bu da gösterir ki  Ergenekon davasının hedefine ulaştığıdır. O Ergenekon davası ki; eş cinsel, İHL mevzunu bir Hahamın iddialarıyla başlamıştı. Karanlık ilişkiler içindeki bu adamın birden fazla gizli servis ile ilişkilerinin olduğu kendi konuşmalarından anlaşılmıştı.

Türk ordusunun teamülleri yerle bir edilmiş, iş göremez hale getirilmiş, itibarı tüketilmişti, konu mankeni olan savcılar ki biri Bulgar göçmenidir, Türkiye’yi terk etmekte bir an bile teretdüt etmediler.”Haydan geldiler, huy’a gittiler.”ancak ülkelerine tereddütsüz ihanet ettiler. Bunu da ülkeyi yönettiğini beyan eden Ergenekon savcısı olduğunu iddia eden zevattan dinledik.

Halen yaşadığımız terörle mücadele ortamı düzenli bir programın mahsulü olsa gerek, ölen yine fakir ailelerin yiğt evlatları oluyor, mücadele öyle olmaz, başladımı bitinceye kadar yok etme işlemi devam etmelidir. PKK nın koruyucu meleği olan ülkerin baskı ve beyanları dikkate alınmamalıydı. Hiç kimse hiç bir kuruluş, hiçbir ülke Türkiye’nin terörle mücadelesini kontrol altına alamamalıydı. PKK yı yok etmek ve hiçbir unsurunu bırakmamak hiçte zor değildir.

Bu mücadele Türkiye Türkler tarafından idare edildiğinde sonuç verecektir. Şundan, bundan ödül almayanlar tarafından yönetildildiğinde ölen vatan evlatlarının kanı yerde kalmayacaktır.

Bir süredir Konya’da misafereten bulunuyorum, Konya’da yer yerinden oynayacak diye lanse edilen proje kapsamında Naçacı tramvay durağında bir takım engeller konmuş, öyleki; uyarı işareti yok, yerleştirme mantığı yok, bizleri yetiştiren öğretmenlerimizden emekli ve yaşlı olan muhterem bir öğretmenimiz bir bayana yol vermek isterken yaralanır –düşer  ve hayatı kararır. Hastanelerde günlerce sürünür, evinde umutsuzca yatar, öğretmenimizin hayatında gerçektende yer yerinden oynatılmıştır.

Projeyle yan yana lanse edilen Davutoğlundan öğretmenimiz bir özür olsun beklemiş ancak beklentileri boşa çıkarılmıştır. Davutoğlu; mazlumun ahı göğe yükselen alev gibidir, sakınmak gerek! Dünün muhteşem savcıları bugün kaçak –itibarsız ve mülteci durumundadır, Ermenistan’dadırlar. Yarının ne olacağını Tanrı’dan başka kimse bilemez, siz bir an önce öğretmenimizin gönlünü almalısınız.

Yüce Tanrının selamı mazlumun ahını almayanların-ihanet etmeyenlerin- gönül almasını bilenlerin üzerine olsun vesselam.

 

Lütfullah Kaleli

About admin

Check Also

Nasihat…

Herşeye heves etse de Sen nefse aldırma oğul… Sakın helâl kepçesini Her aşa daldırma oğul… …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super