Home / Yazarlar / İlâhiyatçılarda Necâset Kültürü

İlâhiyatçılarda Necâset Kültürü

Necmeddin Erbakan’ın siyâset sahnesine çıkışından beri, özellikle AKP’nin iktidar olduğu on beş yıldan buyana gördük ki, İmam-Hatip ve İlâhiyat çıkışlı politikacılarımız oturdukları koltuklarda, sürekli ayırımcılık yapmışlar, İslâm’ı siyasallaştırmışlar, topluma fitne-fesat sokmuşlar, kamu malını aşırmışlardır. Bunlar aynı zamanda parlamenter sistemi yıkmaya, Cumhuriyet düşmanlığı yapmaya, milliyetimizi çiğnemeye, Arap ümmetçiliğini hortlatmaya çalışmışlardır.

Oysa İslâmiyet barış, birlik ve beraberlik dinidir. İslâm, ilâhî mesajların günlük politikalara alet edilmesine karşıdır. İslâm yıkıcı değil ıslahçıdır. İslâm soysuzluğu reddeder, millet-milliyet esaslarının ilâhî bir gerçek olduğunu açıklar. Demek ki, Türkiye’de açılmış bulunan İmam-Hatip ve İlâhiyat gibi kurumlar İslâm’ın ruhuna uygun bir eğitim-öğretim verememişler, halkımızın ihtiyacı olan din görevlilerini, ilâhiyat akademisyenlerini yetiştirememişler. Bu konu yarınki Türkiye’yi kuracak olan devlet adamları ve eğitimcilerimizin önünde ve ilk sıralarda yerini almalıdır.

İmam-Hatipler, İlâhiyatlar ve Necâset kültürü

On beş yıl kadar önce S. Arabistan’da, Türkiye’deki İlâhiyatların birisinden mezun, Mekke Şeriat Üniversitesi’nde görevli birisi bana Hz. Muhammed’in idrarını övmüş, bu yüzden tartışmıştık. İki-üç yıl önce bir Diyânet görevlisi S. Arabistan’da kâfile başkanlığını yaptığı hacılara “şifa” diye deve sidiği içirmiş, birkaç yurttaşımız ölümden dönmüştü. Bir hafta kadar önce, bir TV kanalında konuşan iki ilâhiyatçıdan biri deve sidiğinin şifâ olduğunu açıklayan sahih bir hadisten söz ediyor, necâseti (pisliği) savunuyordu.

“İslâm temizlik dinidir” deniyor. Doğrudur, İslâm maddî-manevî temizlikten yanadır. Sidik, dışkı gibi şeyler İslâm’a göre pistir. Kuran âyetleri ve Hz. Muhammed’in hadisleri pislikten temizlenmeyi emreder. Tuvalete gitmek abdesti bozar. Tuvaletten sonra temizlenilir. “Allah temizlenenleri sever.” Namazı kılabilmenin şartlarından birisi pislikten temizlenmektir. Bugünkü tıp ilmi necâsetin insan sağlığı için zararlı olduğunu kanıtlamıştır. İnsan aklı pisliğin terk edilmesini öngörür…

Tüm bunlara karşın İmam-Hatip ve İlâhiyatçılarda görülen bu “pisliğe ilgi, necâsete özenti” nedendir? Bilen varsa gelip anlatsın. Adam kâfile başkanı ve akademisyen ilâhiyatçı olarak pisliğe koşuyor, temiz beyinlerimizi pislendirmeye çalışıyor. Ve dahası, bu pis beyinlileri gördükleri- duydukları halde yüz binlerce İmam-Hatipli, akademisyen ilâhiyatçı, Diyânetçi (Müftü, Vaiz, İmam) susuyor, “İdrar pistir, böyle şey olmaz” demiyor. Burada bir de, sidikçi akademisyene o unvanı veren ilâhiyatçı Prof. heyetini düşünelim. Şimdi çıksam:

“İlâhiyat, Diyânet ve İmam-Hatiplilerin beyinlerine necâset/pislik bulaşmış, bunların bedenleri ile birlikte beyinlerini de temizlemek gerekir” desem, haksız mıyım? Demek ki İlâhiyat, Diyânet, İmam-Hatip gibi kurumlarda görev yapanların necâsetten de zihnen tahâret yapmaları, yapmazlarsa yaptırılmaları gerekiyor.

 

Temmuz 2017

Yusuf DÜLGER

About admin

Check Also

Cemaatler Ve Siyaset

“Cemaatler, tarikatlar” denince aklımıza İslam dini adına oluşan gruplar gelir. Cemaat ile tarikat arasında bazı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super