Home / Yazarlar / Nazım Peker / Hadislere Neden İlgi Duyuluyor?

Hadislere Neden İlgi Duyuluyor?

Âlemlere rahmet, iki cihan peygamberinin ölümünden sonra, kendisine isnat edilen birçok iddianın, kısa zaman içinde Müslümanlar arasında çıkan tartışma ve ayrılıklardan kaynaklandığı yadsınamaz.

Bu ayrılık neticesi, siyasi nedenlere dayalı pekçok rivayet-hadis uydurulmuştur. “Tevhid Risalesi” isimli kitapta (Muhammed Abduh), “Bundan sonra olaylar art arda gelişmiş; Ali’ye biat edenlerin bir bölümü yaptıkları biat akdini bozmuşlardır. Müslümanlar arasında cereyan eden kanlı savaşlardan sonra sulta, Emevilerin eline geçmiştir. Böylece cemaat yapısı zedelenmiş, Müslümanlar arasındaki birlik kulpları kopmuş ve hilafet hususunda fırkalara ayrılarak, her fırka-gurup kendi görüşünü doğrulayacak nakiller aramaya yönelmiştir.. Her gurup gerek söz gerekse fiille-eylemle kendi görüşünü üstün kılmaya çalışıyordu. Rivayette uydurma ve icat başlamış, tevilcilik yayılmıştır. Her görüş aşırılaşıyor, halk fırka fırka bölünüyordu”

Aziz ve muazzam din İslam’a sokulan ilavelerin ve hadislerin uydurulmalarının pekçok nedeni vardır.

*İslam esasını bozmak, özünden uzaklaştırmak için uydurulan rivayetler,

* Siyasi ayrılıklardan kaynaklanan uydurmalar da oldukça önemlidir. Allah’ın serbest bıraktığı konularda, “dini anlamda eksiklik var” inanç ve düşüncesiyle aklınca dini kurtarmaya çalışanlar tarafından pekçok şeyin uydurulduğu rivayetler-hadisler,

*Mezheplerin kendi görüşlerini haklı çıkarmak için uydurdukları, sipariş rivayetler,

*Mevcut yönetimin baskı ve zorlamasıyla uydurtulan hadisler-rivayetler,

*Kendilerine manevi çıkar ve sosyal statü sağlamak amacıyla uydurulanlar,

*Gelenek ve görenekleri dinselleştirmek amacıyla uydurulan hadisler,

*İslam öncesi dinlerdeki uydurmaları dinimize taşıyanların uydurmaları,

*Kendince İslam’ı sevdirmek amacıyla uydurulan iyi niyetli rivayetler.

Bu amaçlara hizmet; hadis-rivayetlerinin ortaya çıkmasındaki en önemli temel sebeplerdir.

Anlaşılacağı üzere, hadislerin ortaya çıktığı ve yaygınlaştığı söz konusu dönemler pekçok açıdan güvensiz ve çalkantılı dönemlere denk gelmektedir.

İşin en acı yanı, peygamberimiz daha hayatta iken onun adına bir takım söz ve hükümlerin uydurulduğudur. Buradan hareketle, Peygamberimiz sonrası bu alanda nelerin uydurulacağını anlamak güç olmasa gerek.

Peygamberimiz ve dört halife bu konuda oldukça çok gayret etmişler ve bu rivayetleri yasaklamışlar ve yaktırmışlardır. Fakat özellikle de Emeviler döneminde hadis-rivayet patlaması yaşanmıştır.

Bilindiği gibi en cevval hadisçisi, Ebu Hureyre’dir. Oysa ki Ebu Hureyre, pekçok hadisi Yahudi kökenli Ka’b el-Ahbar’dan edindiği bilgilerle birçok İsrailiyat öğretisini de İslam dinine soktuğu bilinmektedir. Bunun nedeni, İslam’ın özünü bozmak ve Hz. Muhammed’e iftira atmaktır.

Hz. Ömer’in, asılsız pekçok sözü peygamberimize isnat etmesi nedeniyle Ebu Hureyre’yi cezalandırdığı da bilinmektedir.

Bütün bu gerçekler ve “Allah’tan başka hakem mi arayacağım? Size Kitab’ı ayrıntılı olarak indiren odur” Enam:114 ayet meali de ortada iken bizim ilahiyatçıların müftülerin, vaizlerin, imamların neden HADİSLERE bu kadar düşkün olduklarını ve önemsediklerini anlamakta zorlanmaktayım!

 

Esen kalınız.                                            Nazım PEKER

About admin

Check Also

Cemaatler Ve Siyaset

“Cemaatler, tarikatlar” denince aklımıza İslam dini adına oluşan gruplar gelir. Cemaat ile tarikat arasında bazı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super