Home / Yazarlar / Mehmet Şimşek / İslâm’da Devlet Başkanlığının Murakabesi.

İslâm’da Devlet Başkanlığının Murakabesi.

Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykut EDİBALİ:  İslâm da Devlet Başkanlığının Murakabesi; İsimli, konuyu, kaldığı yerden başlayarak anlatmaya: Devam, ederek sözlerine şöyle başlamıştır:

Anayasa, Seçim Kanunu’nun, Siyasi Partiler Kanununu ve Siyaseti Düzenleyen; Tüm, Kanunlar bir bütündür. Bu, yüzden söz konusu kanunlarda bir düzeltmeye yönelmediğimiz takdirde: Anayasa, değişikliğindeki samimiyet ve ciddiyetimize kimseyi inandırmak mümkün olmaz. Bugünkü, gayrı adil seçim sistemine dokunulmadan; Anayasa’nın, değiştirilmesinden bahsetmek inandırıcı olmaz. Böyle, bir siyasi çarpıklığa dayanarak devletin sağlıklı işletilmesi mümkün olmaz. Yeni Anayasada seçme ve seçilme, siyasi faaliyet, siyasi parti kurma hakkı garanti altına alınmalıdır.

Basın Özgür Olmalıdır.

Basın, yayın özgür olmalı. Bununla birlikte çocukları koruma, aileyi, şahsın hukukunu: Dini ve milli değerleri koruma, insani değerleri koruma, yönünde gereken tedbirler mutlaka alınmalı. Devlet, basın yayın özgürlüğünü sağlarken, maddi, manevi değerleri de mutlaka korumalıdır. Böylece, tüm basın-yayın kuruluşlarının takip edecekleri ve uyacakları yayın milli politikası belirlenmiş olur.

Devletin Temel Hedefleri Anayasa’da Yer Almalı;

Anayasa, devlet gücünün nasıl kullanılacağı, hedeflerin nelerden ibaret bulunduğunun: Açıkça, gösterilmesini istiyoruz. Zamanımızda, demokrasilerin ciddi bir bunalım geçirmekte oldukları kabul edilmekte ve çareler aranmaktadır. Özetle, devlette toplanan muazzam gücün sınırlanması, denetlenmesi talep edilmektedir. Cumhurbaşkanının, Başbakan’ın, yürütmenin yetkileri sınırsız ve denetlenemez olmamalıdır. Türkiye, bunları gerçekleştirdiği takdirde devlet gücünü bilimsel hedeflere yöneltmiş olacak. Milli Mutabakatı, sağlamış olacaktır. Bu, karanlık gidişi durdurmak, partili, partisiz, demokrasiye saygısı olan vatandaşların milli görevidir. Ülkemizi, tehlikeli maceraların kucağına atmamak için görev başına.

Muhteşem Türkiye Milli Mutabakatı Esasıyla; Aziz Türk Milleti’ni Hayırlı Bir Yola Davet Ediyoruz…

Anayasa’nın tadili konusu yeniden gündemde. Ülkemiz 16 Nisan günü, Anayasa’nın 18 maddesinin tadiline ilişkin bir referanduma gidiyor. Biz, bu güne kadar siyasal sistemimizin tıkandığını ve bu sistemin ıslah edilmesi gerektiğini ısrarla belirte geldik. Tıkanan, siyasetin çözümü için artık anayasanın tadili değil anayasanın baştan tanzim edilmesidir. Yeni, bir anayasa için Türk Milletini ‘’Hayırlı Bir Yola’’davet ediyoruz.

  • Hedef; Devletimizin Yeniden Kuruluşu Ve Medeniyetimizin Uyandırılışıdır.

Türkiye’de pek çok kişinin göremediği bir gerçek var! Devletin, yeniden kurulması gerçeği. Bu, medeniyetin yeniden uyanışı ve canlanışı için acil bir görevdir. Pek çok partinin gelip geçtiği ülkemiz siyaset dünyasında, devleti yeniden düzenlemek: Dışında, hedeflere yöneltmek yanlış olur, hata olur.

Anayasa Tadilinde Tavır Ne Olmalıdır?

Bir, partinin tek başına halk kitlelerinin vazgeçilmez ve yegâne temsilcisi olması mümkün değildir. Hz. Peygamberin, Medine Anayasası’nı hazırlarken neler yaptığına hiç dikkat edilmemiş, sadece uzlaşmaz bir parti olarak hareket edilmiştir. Ülkenin, neden bir anayasa değişikliğine ihtiyacı bulunduğu, neden gerçek anlamda; Milli, bir anayasaya ihtiyacı bulunduğu düşünülmemiştir. Toplumun, tüm kesimleri bu büyük hakikate davet edilip büyük bir kurtuluş ve mutluluk: Hedefine, birlikte gidilmeye çağırılmamıştır?

Cumhuriyet Ancak Demokrasi İle Ulaşılabilecek Bir Hedeftir.

Cumhuriyet, Cumhurun yani halkın kendini yönetmesidir. Bu, hedefe ulaşabilmek dünyevi sistemlerin en doğrusu demokrasi ile mümkündür. Cumhuriyet, ancak demokrasiye dayandığı takdirde cumhuriyet olma özelliği kazanabilir. Demokrasinin, de vazgeçilmez kuralları ve kurumları bulunur. Demokrasinin, vazgeçilmezi ‘’ insan hak ve hürriyetlerini dışlayan, askıya alan bir siyasal rejim kendini cumhuriyet diye tanıtsa da cumhuriyet değildir. İktidarı, tek bir şahsın kullanması ve onu denetleyen hiçbir kurumun bulunmaması mutlak monarşidir. İktidarı hiçbir şekilde sınırlanmamış, Bizans İmparatorları, Rus Çarları, Çin, Japon İmparatorları ve İran Kisraları mutlak monarşi örnekleri olarak sayılabilir. Fransa imparatoru 4. Lui’nin’’Devlet benim’’sözü, mutlak monarşizmi özetler.

Devam Edecek.

 

 Mehmet ŞİMŞEK

    Art. YAZAR.

About admin

Check Also

Vatan Haini ve KDV

Bir bisiklet almak için gittim. Malum sokaktayım. Bizim gibi meslek sahibi olmayan sermayesi sokak satıcısının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super