Home / Yazarlar / Mehmet Şimşek / Kurtuluş Savaşı Kahramanları – 86

Kurtuluş Savaşı Kahramanları – 86

Kurtuluş Savaşı Kahramanları İsimli; Yazı Dizisinin 86. Bölümünü, anlatacağım. Konuya, kaldığımız yerden başlayarak: Anlatmaya, devam edeceğim.

Mustafa Kemal Paşa, açıklamalarına devam ederek; Sözlerine, şöyle başlamıştır. Osmanlı Hükümetinin, Ulusal Örgüte: İhtiyaç, olmaksızın memleketi kurtaracak güce sahip bulunuyorsa; Ona, göre gerekenlerin yapılmak üzere açıkça bildirilmesini: Aradaki, her türlü yanlış anlamanın giderilmesi için; Arz ve rica ederiz demiştir. Cemal Paşanın, özel olarak Sivas’a gönderildiği: 10 Kasım 1919 tarihli, kendi elyazısıyla yazılmış olan mektubunu da; Mustafa Kemal, 18 gün, sonra aldım demiştir. Cemal Paşa, bu mektubunda yapılan yazışmalarda: Söz, konusu olan sorunları madde, madde özetliyor. Her biri, için açıklamalar yapıyordu. Mebuslar, Meclisinin İstanbul’dan başka yerde toplanmasından bahsederken; Bu, konuda Padişah’ın rıza göstermeyeceği iyice anlaşılmıştır. İşgal Kuvvetlerinin, Mebuslar Meclisine saldırmalarının belki: Osmanlı Devleti, için iyi sonuçlar verebileceğini; Amerikalılar, hissettirdiler. Hatta açıkça belirttiler diyordu. Cemal Paşa, Kuvveyi Milliye ruhunu taşımayan memurların kodamanları: İşgal, Ordularına sırtlarını dayamış durumdadırlar. Şeklinde, bilgi verdikten sonra ve bu bilgiyi eski kabine üyelerinin çoğu sırtını dayamıştır. Bilgisiyle, tamamladıktan sonra; Mustafa Kemal Paşa, Söz Gelişi Polis Müdürünün değiştirilmesinde:  Bu, durum bütün açıklığıyla ortaya çıktı diye bir örnek veriyor.

Cemal Paşa, Kabine birçok işleri yapmayı düşünmüşse de; Köklü, bir girişim için kuvvetin ciddiyetine hâlâ inanmadı. Suçlamasından, sonra görüşünü şöyle dile getiriyordu. Dâhiliye Nazırı, bu kuvvete Kuvveyi Milliye ye ihtiyaç duyanların başındadır. Cemal Paşa, mektubuna imza koyduktan sonra: Kendi, imzasıyla eklediği şu cümleyle yer alıyordu. Muhalifler ve Yabancılar meclisinin açılmasına engel olmaya karar verdiler. Temsilciler Kurulu, bu engellemeye toplanma yeri çekişmesiyle devam ederse; İşimiz, Allah’a kalıyor demektir. Bu, mektuba yazılanlar bundan önce gelen yazılarla: Bundan, sonra devam edecek olan düşüncelerde egemen olan mantıki yorumlama; Görüş, sağlamlığı hakkında söz söylemeyeceğim. Bu, mektuba 28 Kasım 1919 da verdiğimiz etraflı cevabın tek cümlesini aktarmakla yetineceğim. O, cümle şöyledir. Saltanat Hükümetinin, köklü girişim için dayandığı kuvvetin: Ciddiyetine, güvenmediğini gösteren maddeleri gerçekçi bulmuyoruz. Dâhiliye Nazırı, düşünmeden devamlı ulusal birliği bozacak; Ulusu, her gün bir biri ardına yayılmakta olan saldırılar karşısında: Sessiz ve hareketsiz tutacak önlemler almaktan geri kalmıyordu. Diğer, nezaretleri de aynı prensip doğrultusunda harekete teşvik ettiği görülüyordu. Söz, gelişi Eskişehir de Hamdi Efendi adında bir (1) Kadı vardı. Kuvveyi Milliyenin, aleyhinde olduğu hala orada durmak; Bir, daha geri dönmemek üzere: İstanbul’a, gitmiş bu kadı efendi; Yeni Kabine, tarafından Adliye Nezaretine yazılmış olup cevap verilmemiş. Sancak Beyi ve Eskişehir Bölge Komutanı: Durumu, Temsilciler Kuruluna, bildirirken; Nezaret, bu yazıyı dikkate almayacak olursa: Bu, Kadının kovulması zaruridir. Sizin, görüş ve emirleriniz rica olunur deniyordu. Biz de görüşümüzü bildirmek zorunda kaldık. Diyen, Mustafa Kemal Paşa, Ulusal Davaya bağlı olacağına söz veren;  İlkeler, Çerçevesinde Ulusal Örgütün her, türlü yardımı sağlamış olan: Saltanat Hükümetine, Adı Geçen Kadının değiştirilmesi kabul ettirilemese; Sonunda,  kovulmasının zorunluluk haline geleceği açıktır. Bu, Durumda Bulunan İstanbul Memurları az değildi. Harbiye Nazırı Cemal Paşanın, buna benzer işlerden:  Söz, Eden Kabinin görüşünü bildiren; 24 Kasım 1919 tarihli şifresinin ilk cümlesi şudur. Devletin, iç işleri ve siyasi politikası ortaklık kabul etmez.

Bu, Telgrafa 27 Kasım 1919 da verdiğimiz cevap: Devletin, iç işleri ve siyasi politikasının kesinlikle ortak kabul etmediği; Bir, gerçek olmakla beraber benzeri görülmemiş bu günkü durum karşısında: Vatan ve Ulusun geleceğini güvence altına alacak olan; Ulusal Örgüt, bilerek veya bilmeyerek zayıflatacak: Ulusal Birliği, bozacak hiçbir işleme; Ulusun, razı olmayacağı meşru ve doğaldır. Bu, telgrafın son cümlesi şöyleydi.

Devam Edecek.

 

 Mehmet ŞİMŞEK

     Art. Yazar.

About admin

Check Also

Amerika- İsrail-AKP

Biz aklımız erdi ereli İsrail, ABD, AB karşıtlığı yaparken Türkiye’nin bugünkü yöneticileri iki üç sene …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super