Kabristan…

Şöyle durup bakındım yosunlu mezarlara,

Çoluk çocuk, yaşlı, genç yatar yan yana sessiz…

Çok şey anlatıyorlar, meraklı nazarlara,

Bir “fatiha” beklerler, hüzünlü ve kimsesiz…

 

Kar yağınca üşür mü kabirlerde bedenler,

Telaşlardan azade, yalnız, kendini dinler…

Dünya çarkı böyledir, gelenler ve gidenler,

Yer üstünde rehinler, yer altında definler…

 

Hani dünya senindi, kayıp gitti zeminler,

Sahibini bekliyor, sabırsızca kefenler…

Ahidler rafa kalktı, unutuldu yeminler,

Hani solmayacaktı, toprağa döndü tenler…

 

Nerede gurur, kibir, nerede “en”ler, “ben”ler?

Nerede yalan dostlar, aklı, gönlü çelenler?

Para, pul, mal, mülk talan, delik cepler, cepkenler!..

Uzanmış yatıyorlar, başı göğü delenler…

 

Soğuk toprak sardı mı, soğumuş bedenini?

Kabre koyup gitti mi sevilenler, sevenler?

Şimdi kim bakar gayri, kim sarar gül tenini?

Nerede eşin, dostun, neredeler yarenler?

 

Bir servi gölgesinde, acep kimler serinler,

Herbiri ayrı alem, sıra sıra kederler,

İbretlik hikâyeler, “sır”la dolu derinler,

Ne geri gelebilir, ne şikayet ederler…

 

Ruhlar hazır uçmaya, açılınca kafesler,

Ezanla başlıyordu selayla biten sesler…

Mukadder bir son için tükenmede nefesler,

Madem öyle, ne diye insan nefsini besler?..

 

28 Kasım 2016-Konya

Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

About admin

Check Also

Amerika- İsrail-AKP

Biz aklımız erdi ereli İsrail, ABD, AB karşıtlığı yaparken Türkiye’nin bugünkü yöneticileri iki üç sene …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super