Home / Yazarlar / Yaşar Nuri’nin Ardından

Yaşar Nuri’nin Ardından

Yaşar Nuri Öztürk kolay anlaşılacak birisi değil. O’nu anlamak ve anlatabilmek için çok yönlü bilgi sahibi ve bilimsel düşünceli olmak gerekir.  Çünkü Yaşar Nuri çok yönlü, bilimsel düşünceye sahip birisi idi. Felsefe, hukuk, din gibi birçok bilim dalında köklü bilgilere sahip, kendine özgü bir kişi idi. Tüm riskleri göze alarak, her doğru bildiğini cesaretle dillendirdi.

Medrese kültürüyle büyümesine rağmen yenilikçiydi. Geleneğin tüm paslarını bir anda, toptan, temizlemeye, beyinleri saran zincirleri tek başına da olsa kırmaya kalktı. Dinci, maddeci, kralcı kesimlerin tekerlerine çomak soktu. Akıl ve insanî erdemleri yalama olmuş kesimleri ayağa kaldırdı. O’nun bu tutumu çıkarcıları kıyam delirtti. Karşısına doğrudan çıkamadılar ama kuyusunu kazdılar, arkasından dedi kodu ürettiler. Bunların hepsini göğüsledi. Çünkü O’nun sermayesi akıl, bilim ve üretme idi. İmam-ı Azam Ebû Hanife için söylenen: “O kadar zeki ki, istese şu direğin altın olduğunu ispat eder” sözünü Yaşar Nuri Öztürk için de söylemek mümkün.

Sınıf arkadaşları, hocaları, meslektaşları; açık doğrularında O’na yardımcı olacakları yerde engel oldular, cahillerle bir olup önünü kestiler. Bunun nedeni hasetlik ve yobazlıktı. Bu yüzden işi daha da zorlaştı; “herkes bilmez de bir bu mu bilir” tarzı mantık yürüttüler.

Zamanını iyi değerlendirme, sistemli çalışma, elde ettiği verileri esere dönüştürme, sırf Türkiye’nin değil tüm İslam dünyasının uyanışını sağlama gibi bir sevdası vardı. Öğrendiği yabancı dillerle Doğu ve Batı dünyasını tanıdı. Bu iki dünyanın selef ve düşünce adamlarını tanıdı. Dekart’tan Kant’a, Marks’tan Mao’ya kadar bütün politika düşünce öncülerini özümsedi. Böyle birisini “benim” diyen herkes anlayamazdı, hazzedemezdi. Bu yüzden dinsiz ilan edildi, naşına bile dil uzatıldı. Ona bu haksızlığı reva görenler kendilerini Allah’ın “hüküm ortağı” sanan, yahut cehennem zebaniliğine yeltenen İfritlerdi. En büyük düşmanları Emevîci, Arapçı, ve ot kafalılardı.

Sanıyorlardı ki dini koruyorlar, sevap kazanıyorlar. Aslında durum bunun tersiydi, müşrik oluyorlardı. Din tarlasında çürük patates yetiştiren bu molla takımı nedense: “Kendinizi temize çıkarmayın.” (Ayet) “Müslüman olduğunu söyleyene: “Sen Müslüman değilsin demeyin.” (Ayet) gibi ilahi buyrukları, Hz. Muhammed’in, bir Yahudi cenazesi geçerken: “O da bir insandı” diyerek ayağa kalkışını hiç kale almadı.

Türkiye’de, daha düne kadar Kuran meali okumak yadırganırdı. “Kadınlar da camiye gitsinler, Cuma namazı kılsınlar” diyenlere kızılırdı. “Üçten dokuza şart olsun” diyenin eşi “boş” sayılırdı. Yaşar Nuri bunlar gibi onlarca yanlışa itiraz etti, doğrularını söyledi ve hücumlara uğradı. Ancak, bugün öyle bir noktaya geldik ki, o itirazcılar bugün Yaşar Nuri’nin söylediği gerçeklere geldi. Bu yönüyle Yaşar Nuri, tecdit ve inkılaplarının meyvesini yiyerek bu dünyadan ayrılan birisi oldu.

Yaşar Nuri’nin cenaze namazını televizyon ekranlarından izlerken gözlerim İlahiyat Fakültelerinin hocalarını, Diyanet’in üst düzey yönetim kadrosunu, bazı yöneticileri aradı. Ancak yoklardı. Bu ne taassup, bu ne nankörlük böyle? Yaşar Nuri sizin meslektaşınızdı. Allah’a inanan, Allah’ın son dinini ana kaynağından, aslına göre öğreten birisiydi. Aynı yaşta ve hatta ondan yaşlı bile olsanız; ilmiyle, zekasıyla, cesaretiyle sizin yolunuzu açtığı, O’ndan bir şeyler öğrendiğiniz için, cenazesine katılmanız gerekmez miydi? Niye defnine katılmadınız?

Bu yazıyı yazarken aklıma İmam-ı Azam, İmam-ı Matüridî, İbn-i Haldun, Fahrüddin-i Râzi, İbn-i Teymiye gibi İslam dünyasının yıldızları geldi. Bu ve benzeri isimler İslam dünyasını uyku ve şirklerinden arındırmak için uğraşan birer kutup yıldızı idiler. Doğru bildikleri gerçekleri yılmadan dile getirdiler, güçlükler çektiler. Yaşar Nuri bu kervanın son halkası olarak bu dünyadan ayrıldı. Yani bugün biz büyük bir dehayı, ara duru bir tevhit savaşçısını kaybettik. Şu an dünyamızda, Yaşar Nuri gibi ses yok ve bir yiğit yok.  Bir benzerini kimler ne zaman görecek bunu bize gelecek gösterecek.

Yaşar Nuri demişken birkaç kitabının adını anacağım.

Kuran’ın Temel Kavramları: Benzeri çok az bulunan akademik bir çalışma. Kuran yolcularının, özellikle İlahiyatçı akademisyenlerin bir başucu kitabı.

Kuran’daki İslam: Kuran Mümini olmak isteyenler rehberi.

İslam Nasıl Yozlaştırıldı: İslam’a sokulan hurafeleri ve ameli hayattaki yanlışlıklarımızı öğreten nefis bir çalışma.

Din Maskeli Allah Düşmanlığı Şirk: Şirkin ve müşrikliği öğretiyor.

Kendi Dilinden Son Peygamber: Hz. Muhammed’in yüce benliğini çok güzel anlatır. Sultan, Kral, Ermiş, Şeyh maskeli sahtekârların Hz. Muhammed’e hiç benzemediklerini öğretir.

Yaşar Nuri de bizim gibi bir insandı. Elbette hataları vardı. Hesabını Allah’a verecek. Bizim için yaptığı iyi niyetli çalışmalarından dolayı kendisine Allah’ın rahmetini dileriz.

 

Yusuf Dülger

About admin

Check Also

Traktör Var Ama Toprak Kalmadı

Sohbet sıklaştı. Söz köylünün durumuna geldi. Önce bir “ahhhhh!” çekti yanıkça. Sonra toplandı ve başladı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super