Home / Yazarlar / Mehmet Şimşek / Kadınlarımız – 32

Kadınlarımız – 32

Muhterem, okuyucularım. Kadınlarımız, isimli yazı dizisinin; 32. Bölümünü, anlatacağım.

Osmanlı, döneminde yayınlanan: Terakki Gazetesi, kadınların sorunlarına çok önem vermiştir. 1869 Yılında, Terakki Gazetesinin Yayınladığı, Terakki Gazetesin, yayınladığı; Terakki-i Muhedderat, ekinin çıkışına tanık olmuştur. Muhedderat, İslam Kadınları İçin Yayınlanan Gazetedir. Alt, başlığını Taşıyan; Terakki-i Muhedderat Gazetesinin,  48. Sahifesi yayınlanır. Erkek ve Kadınların, Yazılarına Yer Veren Gazete: İmzalı veya imzasız kadın mektuplarını yayınlar; Yayınlar, Bu Gazete. Bazı Kadınlar, Rabia, Meryem, Safiye, Sıdıka, Hayriye, Hasekili Nuriye gibi isimler yazarken: Bazıları da Maarifi seven bir hatun; Üsküdar da Sakine hanım gibi tanımlamalarla yazmaktadır mektuplarını:

İki, (2) kızı okuma, yazma öğrenen yaşlı bir kadın yazdığı mektupta; Eski, zamanlarda yani gençliğimizde: Erkeklerin, ayıp saydıkları okuyup, yazma bizim gibi kadınların insan; Arasına, geçmeyip hayvan gibi kalmamız: İçin, olduğunu şimdi anladım saptamasını yapmıştır. Terakki-i Muhedderat, çok eşliliğe karşı çıkan; Rabia’nın, görüşleri gazete aracılığıyla: Kadınlara, ulaşmaktadır. Şunu, iyi bilmek gerekir ki; Kadınlar, erkeklere hizmetkâr. Erkekler, hüner ve marifetleriyle kendilerini hem:  Hepimizi, geçindirebiliyorlar, idare edebiliyorlar. Biz, niçin bilgi hüner kazanmaya kudretli olmuyoruz? Diye, soruyorlar kadınlar? El, ayak, göz, akıl gibi vasıtalarla; Bizim, erkeklerden ne farkımız var diye soruyorlar? Bizler, insan değimliyiz? Yalnız, cinsiyetimizin ayrı olması bu halimizde: Kalmamıza, sebep olmuştur. Bu, durumu hiçbir sağduyu kabul etmez. Eğer, böyle olmak icabetse idi; Avrupalı, kadınlar da bize benzerlerdi. Bilgilerden, yoksun kalmamıza: Meşru, örtünmemiz sebep gösteriliyorsa ona da; Taşra da bulunan kadınlarımızı göstermekle yetininiz. Çünkü onlar erkeklerine her türlü yardım etmektedirler. Kadınlarımız erkeklerle beraber çalışıyorlar. Kadınlar, yıldızlı bir gökyüzünü aramaya kararlıdırlar.

El-Cevaib Muharriri Ahmet Farsi: Efendi’nin, eşi dergiye gönderdiği yazıda; Anne, babalara şöyle seslenir. Ey! Valideler! Hak Teâlâ, evlatlarınızı güzel terbiyesi için sizi mesul tuttuğunu hatırlayın. Bir, (1) valide çocuğunun hez ve maarifte ilerlemesi için: Sa’y ve gayret ederse mutlaka husûl-Pezir olup semere verir. Şarkta, maarif daha derecei matlûbe de münteşir olduğu için; İlm, hezn ne derece müessir olduğunu idrak etmekte geri kalmışız. Ey Peygamberler! Sekerler, artık engelleyici efkârı terk edin. Zevcelerinizi, kızlarınızı cevahir-i hez maariften yazık. Mahsum,  bırakmayın. Bundan, böyle sizi ve çocuklarınızı istediğiniz münasîb-i âliye İlm ve hez çıkacak. Haneleriniz, mücerret terbiye ve marifet sayesinde ma’mur olacaktır. Ey! Kız, kardeşlerimiz! Siz, hemen gayret ediniz. Bu, yolda çekilecek zahmet hafif fakat görülecek mükâfat çok büyüktür.

Kadınların, mektupları dergide üst üste yayınlanmakta. Adile, hanım yazdıklarıyla cehalete kafa tutmaktadır. Cahil, kalmanızın sebebi nedir? Acaba, iyi düşüncenin cenabı hak (c.c.): Kur’anı Kerim’inde kadınların cahil kalmalarını farz etmemiştir. Peygamberlerimiz, Fahri Kâinat Efendimiz Kuran-ı Azîm-Ülşan’da ne mevcutsa onu yapmışlar. Hiçbir, hadisi Şerif Rivayet alınmamıştır. Ki! Kadınların, cahil kalması Senet-i Şerifnuş diyelim ve dilimizi tutalım. Kadınlar, sorunlarını espirili yazılarla dile getirebilme becerisini kazanmıştır. 05 Eylül 1869 Tarihli, Terakki Muhaddertatta; Yer, alan satırlar kalemlerinin ulaştığı günden: Şimdiye, kadar okumanın kadrini bilmediniz. Kadınlar, erkekler için şunu söylüyorlar. Beyler, efendiler biz kadınlara şimdiye kadar eksik etek diye hitap ederdi. Aman, bizde boyumuzu uzatalım diye boynumuzun iki (2) katı; Entariler, giyerdik demişlerdir. Hanımlar, eğer erkekler bize ilminiz eksik diye haber verselerdi: Anında, çaresine bakardık diye cevap vermişlerdir. Hayriye’nin, Terakki-i Muhaderat’ın sayfalarına düştüğü not; Umudun, dile gelişi olmuştur. Bakalım, kız çocuklarını ne yola götürecekler? Umarım, devletimiz sadece analarının:  Babaları’nın, reyine bırakmayıp cebir sureti gösterecektir. Artık, şu misilli, lüzumlu olan yolları bize gösterecektir.

Maarif Nizammesi Ve Darül Muallimat’ın Açılması:

Devlet-Hayriye’nin sesini duyar. 1869 da, Yayınlanan Maarif Nizamnamesi, önemli çalışmaları başlatır. Nizamnameyle, devam zorunluluğu olan: Sübyan,  mekteplerinden bir; Köy de, iki (2) tane varsa bunların birisi: Kızlara, ayrılmalıdır. Yoksa yeni mektep; Açılıncaya, kadar kızlar da aynı mektepte: Okumalı,  aynı sıralarda oturmalıdır.

Kızlar İçin Rüştiye Mekteplerinin Açılması:

Kızlar, Rüştiyeden sonra da okuyabilecekler. Kadın Öğretmenlerin, azlığı nedeniyle; Rüştiyelerin, rağbet görmemesi üzerine: Bir, (1) Darülmuallimat açılmasına karar verilir. Darulmuallimat’ta, bir (1) kadın müdür ile çeşitli; Dersler, için kadın öğretmen, nakış ustası, iki (2) hizmetçi bulunacaktır. Yeterli, kadın öğretmen yetiştirilinceye kadar: Yaşlı ve edepli olmak şartıyla erkeklerden öğretmen tayin edilebilecektir. Kız, erkek tüm çocukların öğretimin birinci (1.) kademesine; Devamının, zorunlu kılınması 1876 da ilân edilen: Kanunu Esasi’nin, 114 maddesinde yer alacaktır.

Devam Edecek.

 

Mehmet ŞİMŞEK

    Art. Yazar

About admin

Check Also

Savaştayız Gardaşım…

Dava aynı, kıble bir, sevincin, kederin bir, Hepimiz bir hamurda, bir aştayız gardaşım…   Desen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super