Home / Yazarlar / Nazım Peker / Kamu Düzenini Yeniden Sağlamak

Kamu Düzenini Yeniden Sağlamak

Rahmetli dedem, “Oğlum! Kabahat altından elbise olmuş, kimseler giymemiş” derdi.

Cumhurbaşkanını Yozgat’ta dinleyince aklıma geliverdi. İnsan geçmişi ile bir yüzleşir, “Biz nerede ne hata yaptık da kamu düzeni bozuldu, şehirler harabeye döndü, sokaklar mayın ve patlayıcılarla döşendi, halk evlerini terk etti, sınırı kevgire döndürdük, giren çıkan belli olmadı, büyükşehirleri canlı bomba korkusu sardı?” Diye bir özeleştiri yapmaz mı?

Şehitlerin fazla verilmesini de, bu olayların olmasını da ”Paralel yapıya bağlamak” ne kadar da hoş ve sığ bir savunmaydı.

Hayret doğrusu!

Hatadan dönmek erdemdir. Yoksa değil miydi?

Genel Kurmay Başkanımız Sayın Hulusi Akar, Nusaybin’in çatışma bölgesinde ve sokaklarında denetlemelerde bulundu. Kendisinden Allah razı olsun“ Bozulan kamu düzenini yeniden sağlamaya çalışıyoruz” açıklamasını yaptı. Tanrım şanlı ORDUMUZU her türlü iftira ve şerlerden korusun.

2002 yılında Kamu düzeni bozuk muydu? O bölgedeki şehirler, hendeklerle ayrılmış yolları, bombalarla döşenmiş evleri, PKK militanlarınca rehin alınmış ülkeyi, canlı bomba korkusu sarmış mıydı?

Bu milleti bölemeyeceklermiş. Elbette bölemeyecekler.

Çünkü aklı başında hiç kimse, kendi milletini:36 etnik kimliğe bölmez. Halkı, din ve mezhep olarak ayırmaz. “Benim başörtülü bacım” diyerek insanları kamplaştırmaz. Alevi-Sünni ayırımı yapmaz. “Yüzde elliyi evde zor tutuyorum” diyerek yurttaşlar arasına nifak sokmaz.

Diyarbakır’a gidip: “Evet bir Kürt sorunu vardır. Ve bu sorun benim ve ülkemin sorunudur “ demez. Dersen, “Çöz öyleyse o sorunları” derler adama.

Bir yönetici düşünün ki,  aklınca muhalefeti küçümseyerek: “Bunlar Sivas’ın ötesine geçemezler” der miydi? Sivas’ın ötesi de bu vatanın bir güzide parçası değil miydi?

Sivas’ın ötesine gitmek yürek istiyor mu artık? Pislenen ve bozulan kamu düzenini düzeltmek için bir zamanlar Pensilvanya’nın dümen suyuna girip el ele, kafa kafaya verip: çökertmeye ve dizayna çalıştığın şanlı Peygamber Ocağı Mehmetçiğe havale ettin ve işin içinden sıyrılıp çıktın.

Oslo’da, Dolmabahçe’de masa ve sohbet ortağınız, İmralı’daki akıl ve barış elçiniz gizli kapılar ardında gizli anlaşmalar yaptığınız PKK, şimdi vaatlerin tutulmasını istemekte ve başına püsküllü bela olup çıktı.

Dindar Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay, YÖK, HSYK, Emniyet, Diyanet Başkanı istediniz hepsini de elde ettiniz. İlkokul müdürlerine varana kadar her yere Paralel yapı ile el ele vererek müdür ve yönetici atadınız.(AKP’nin kurucularından D. M. Mehmet: Paralel yapıyı AKP olarak her yere biz atadık” demiyor mu?

Suçlanacak kimse kalmadı. İnsan kendi atadığını suçlar mı? Ucunun nerelere değeceği de belli.  Ama birilerini de suçlamak ve suçu onun üzerine atmak gerekiyor. Elde ne var?

Dünkü kader ve dizayn ortağımız “paralel yapı”. Demek ki, “Kabahat altından elbise de olsa” kime giymiyor.

Demek ki, kamu düzenimiz bozuk ha! Düzeltmeye çalışıyoruz kan ve can pahasına. Ama suçlu: Paralel yapı, destek vermeyen Kılıçdaroğlu ve sessiz Devlet Bahçeli öyle mi?

Zaten ülkeyi de bu hale: 14 yıldır iktidarda olan uzaylılar getirdi. Allah rızası için devletin bütün nimetlerinden sonuna kadar yararlanıyorsunuz. Bir kerecikte külfetine ortak ve iktidar olsanız: kıyamet mi kopar? Her yer dökülüyor. İrinler patlamak üzere

Sahi biz “İSTİKRARA” oy vermemiş miydik?

 

Esen kalınız.                                          Nazım PEKER

About admin

Check Also

Ölmüş……………….

Eski savunma bakanı yol ortasında öldürülmüş. Anlaşılan o ki, Türkiye’de insanlar hesaplar eskise de kapanmıyor, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super